HİKMET KIVILCIMLI’NIN KENDİ KALEMİNDEN HAYATI
“Osmanlı İmparatorluğu Makedonyası’nın Priştine kasabasında Hüseyin Bey Posta-Telgraf Müdürü iken, eşi Münire Hanımdan Hikmet doğuyor. Kosova vilayetinin İştip kazasında hastalanıyor. Bir gece, Bektaşi tekkesi türbesinde yatan Ali Baba, sandukasından fırlayarak Seher teyzenin rüyasına giriyor. Çocuğun iyileşmesi isteniyorsa, Ali adıyla adlandırılmasını, o zaman Hazret-i Ali gibi “Kılıcı kuvvetli” olacağını, yoksa öleceğini bildiriyor: Hikmet “Ali” oluyor. Henüz konuşmasını beceremezken, Pakize teyzesinin okuduğu kız mektebine götürüldükçe, kucaktan sıralar üstüne çıkarılıp davul taklitli nutuklar çekiyor. İyi alamet değil...
Hüseyin Bey Yemen-Hicaz PTT Başmüdürlüğüne aktarılıyor. Gidiş o gidiş. Çocuk babanın adını bile anmıyor. Seher teyze ve subay enişte ile Koçan’a Cumâibâlâ üzerinden Bulgar eşkıyası baskını atlatılarak Drama’ya iniyor. Serez’den dupduru hatırlayabildiği tek şey: Demiryolu üzerinde bayram eden kalabalıklar ortasına bayraklarla donanmış bir tren gelince, vagonlara sinmiş sakallı Abdülhamit paşalarının kırmızı feslerini didik didik yırtıp havaya fırlatan Hürriyet oluyor.
Bunun üzerine, anıları silik bir İzmir-Aydın-Muğla’ya gidiş. Tekrar İzmir İkiçeşmeliği’ne dönüş...
Balkan Harbi patladığı gün çocuk kendisini yeniden İştip’te buluyor. Ulusların kanlı göçü başlamıştır. Çocuk birkaç güne kadar geri dönmek üzere göçmenler mahşerine kapılıyor. Bir omuzda taşınamaz Manliher tüfeği, öbüründe Kur’ân-ı Kerim kesesi.
Yollarda kaybola ola, yayan Köprülüye bir buğday vagonuna ulaşıyor. Trenle, yarı aç inilen Selanik’te: Çocukları insan ve hayvan ayakları altında çiğneyen Panik’in, bezirgân yanında bir hafta Çırak’lığın, kırk para kazanmak için yarım saat süren tesadüfi hammallığın, yatırılıp da bir daha kalkılmayan Ölüm’ün ne olduğunu acı acı öğreniyor.
Bir aile kolunun bulunduğu İstanbul’a geçiş. Zabit Murat dayıyla Erzurum yerine gidilen Kuşadası. “Delice Emin Efendi”nin iptidai ve rüştiye mektebi. Tahta tüfeklerle asker talimleri: Ateş-Barut-Bomba lakapları. İlk sinema salonunda
“Bahriyeliyiz biz sağımızdan solumuzdan
Cüşân ederiz yıldırımı her dağımızdan.”
“Efes harabelerinde diz çökerek hedefi 11’den sahici mavzerle vuruş. Birinciliğe Celal Nuri’nin “Tarih- İstikbâl” kitabından ödül: Düğmesine basınca gökle uçan koltuklar. Saltanatları dinamitle havaya uçuran nihilistler. Teravihten sonra namaz kıla kıla sahura dek camide uyuya kalış. Çatıveren Birinci Cihan Harbi. Her Allah’ın puslu günü Sisam adasında sökün edip kasabacığın üç beş yapısını delik deşik etmecesine yıldırımlar yağdıran İngiliz ve Fransız savaş gemileri. Pâkize teyzenin 38’likle vuruluşu. İnsanların tavuk gibi öldürülüşü.
“İkinci Muğla’ya gidiş. Aydın, Söke yollarında açlıktan, bitkinlikten can vermiş “tebdil havalı” Mehmetçikler. Muğla İdadi’si, sonra Sultanisi. Trampetçilik, Fitre, Çekirge mücadelesi. Nisfıye, Nay. Mezarlığını sakız ağacına bağlı, gözleri camlaşmış, kurşuna dizilen sayısız asker kaçakları. Her gece bir karakolu basan Eşkıya Demirci’nin kestiği başlar. Karakolda çeşit çeşit işkenceler. Murat dayının ölümü. Tatilde âşâr damgacılığı. Ekin harmanlarının güzelliği. Ölümden sonra daha acı gelen Osmanlı İmparatorluğunun bozgunu.
“İzmir Yunan işgalinde. Depolardan silah çekme. Kuvay-i Milliye gönüllülüğü. Havada meteliği, tabancayla vuran Yörük Ali Efe, Zeybekler, Aydın Cephesi, Çine Köprüsü. “Köyceğiz Kuvay-i Milliye askeri Kumandanlığı’na tayin” ediliş. Toprak beylerinin vurdum duymazlıkları ve nobranlıkları. Dağ Türkmenlerinin sıcak ana yüreklilikleri. Litoğrafya’da elle basılan menteşe gazetesi. Bolşevikler, Kızıllar! Bayrağımızın rengi. El altından İtalyanları çağıran Mutasarrıfa karşı gizli gençlik teşkilatı ve hücumlar. Muğla ansızın İtalyan işgalinde. Yunan’a karşıymış: “Gâvur değil mi?” Yağlı boya kartal resmiyle yayan Marmaris yolları...Sıtmanın mezarlığa çevirdiği tüm köyler. Rodos’tan İstanbul’a aktarma.
“Vefa Lisesi Müdürü”nün Kuvay-i Milliye kalpağını ve çizmelerini “talebeliğe yakışıksız” buluşu. Ailenin kökten işçileşmesi. Ali Kemal: “Kalpak bir alamet”i üriş oldu. Kalpaklıyı nerde görürsen vur! Sultani 9’dan İmtihan ile İstanbul Tıp Fakültesine. Ölüm kalım. “Tıbbiye’i Askeriye’i ?ahane’ye müsabakayla müstezadlı gazete;
“Ey melce’i ulvu, ebedi hislere
makes
Sail sana bikes
Ya sen de serap, sen de mi masumlara kabus
Bir talihe pabus?”
Sınıfta çıkan “Yıldız” dergisinde mistisizm:
“Çiçekten buluttan bir şenme alıp
Hu! Dedik meclis’i rindane geldik
Bir lokma, bir hırka, bir külah kafi
Yunus la bir bir imtihane geldik
Coştuk ta, yahu asumane geldik...”
“Tıbbiye Camiinde askeri imamın arkasında tek sadık cemaat: Hikmet Hüseyin Efendi! Tıbbiye de İstanbul gibi İngiliz işgali altında. “Dünyayı sarsan” broşürler, gazeteler. “Kul ya eyyühel-kafirun...” suresinden materyalizme atlayış. Türk Ocakları. Kurtuluş, aydınlık mecmuaları. Sosyalizm... Anadolu’ya bütün sınıflarıyla geçme hazırlığı. Gelen gizli emir: “?imdilik derslerinize çalışın!”
“Gece yarısı 101 pare topla Cumhuriyet ilanı. Cumhuriyetçi Terakkiperver Fırkası. Vazife gazetesi. Orak Çekiç dergisi. Akaret’lerde Parti Kongresi. Aydınlık dergisinin Özel Gençlik Nüshaları. Orak Çekiçli postalar. Rosa Lüksemburg ve Karl Liebkneht’i flütle anış. İhbar. 1925 (1341) yılı. Tıbbiyeyi bitiriş. İngiliz’le Musul meselesi. Birinci ?ark İsyanı: ?eyh Said. Türk Ocağı’nda söylev. Tophane Bekirağa Bölüğü’ne “Kapital” ile giriş. Ankara İstiklal Mahkemesi. “Tarikat’ı Selahiye”, “Silk’i askeri”. Zat’ı ?ahanenin atabe’i ülyasına suikast maddesi. 10 yıl kürek.
“Ne sıraları, ne günleri sezinlenemez batıp çıkmalar. 1928 yılı yeniden “Düyunu Umumiye” borçları. Gitsinler Sultanlardan alsınlar. Demokraside mebus tayin edilmez İzmir’de? “Ameleden adamları iktidara getirmek” suçu. 4 yıl 6 ay 15 gün...Siverek yerine: Afyon-Konya-Adana-Müslimiye-Mardin-Diyarbakır yoluyla: Elaziz Kürdistan’ın Payitahtıdır” ve “Alfabesinden cebr’i alasına değin sosyalizm...”
1935 yılı Marksizm Bibliyoteği Yayınları’ndan çıkan tercümelerden:
1- Gündelikçi İş ile Sermaye (Marks) 3- Karl Marks’ın Hayatı Felsefesi Sosyolojisi (Lenin), 4- Karl Marks’ın Ekonomi Politiği, Sosyalizmi, Taktiği (Lenin), 6- Ludwig Feuerbach Klasik Alman Felsefesinin Sonu (Engels), Kapital (Marks) vs.
Çıkan Teliflerden
2- Edebiyatı Cedide’nin Otopsisi 5- Türkiye İşçi Sınıfının Sosyal Varlığı 7- Emperyalizm Geberen Kapitalizm 8- İnkılapçı Münevver Nedir? 9- Marksizm Kalpazanları Kimlerdir?, Marks-Engels’in Hayatları, Demokrasi Türkiye Ekonomi Politikası.
1938- III. donanma Kor. Askeri Mahkemesinin ilanı: “İş bu kitaplar, erbaşlar tarafından okunmuş ve benimsenmiş ve bu hal ileride donanma disiplinini sarsıcı mahiyette görülmüş olmağla kanaati vicdaniyeyi tamme ile” 15 yıl.
1954 yılı Türkiye Filipinlerden geri. Kuvay-i Milliyeciliğimiz (gerekçe), Vatan Partisi’nin Kuruluşu, Tüzüğü, Programı, siyasetimiz, soğan ekmek kongresi, 1957 seçim kampanyası. İslam hümanizması üzerine Eyüp söylemi. İlkin dini siyasete alet etmekten, sonra Vatan Partisi’ni kurmaktan Harbiye kumandanlık hücrelerinde 6 ay aralıksız, bir tek gün, gün ışığı görmeyiş. İki yıl sultan Ahmet aydınlık cehenneminde tutukluluk. Beraat, Münire annenin ölümü.
1960 yılı MBK açık mektuplar. Anayasa projesi. 1965: Tarih Devrim sosyalizm, İlkel Sosyalizmden Kapitalizme İlk Geçiş: İngiltere, Türkiye’de kapitalizmin gelişimi, I. ve II. Kuvayimilliyeciliğimiz. |