Bedia Akartürk Kimdir? Nereli ve Kaç Yaşında?

Türk halk müziğinde efsaneleşmiş isimler arasında yer alan Bedia Akartürk, geçirdiği rahatsızlık sonrasında hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Gribal enfeksiyona yakalanan Akartürk’ün özel bir hastanede doktorların kontrolünde tedavisine devam edildiği kaydedildi.

Türk halk müziğinde emekçi isimlerin en başında gelen 78 yaşındaki ünlü sanatçı Bedia Akartürk, yakalandığı gribal enfeksiyon nedeniyle sabah saatlerinde özel bir hastaneye kaldırıldı ve hemen tedavisine başlandı. Öksürük ile beraber solunum yollarından da şikayetçi olan Akartürk’e doktorlar tarafından gribal enfeksiyon teşhisi konulurken hemen ilaç ve serum tedavisine başlandığı, tedbir amaçlı olarak da bugünü hastanede geçireceği belirtildi.

Sosyal medyadan da hayranları ve sevenleri tarafından büyük bir destek alan Bedia Akartürk, sağlık durumunun şu anda çok iyi olduğunu, sadece mevsimsel gribe yakalandığını ve bu yüzden yorgun düştüğünü söyledi. Doktorların her ihtimale karşı kendisini bu gece hastanede tutacağını da belirten Akartürk, kendisi ile ilgilenerek “Geçmiş olsun” mesajlarını ileten herkese teşekkür etti.

Akartürk’ü sanatçı dostları da bir an olsun yalnız bırakmazken doktorların yarın yapacakları kontrolün ardından son duruma bakarak kendisinin taburcu edilip edilmeyeceği yönünde görüş birliğine varacakları kaydedildi.

Bedia Akartürk

Bedia Akartürk Kimdir?

4 Şubat 1941 tarihinde İzmir’in Ödemiş ilçesinde ailesinin tek çocuğu olarak dünyaya gelen Türk halk müziğinin sevilen seslerinden Bedia Akartürk, kendi adını ve soyadına hiç dokunmadan müzik dünyasında yer alan ender isimlerdendir. Yaşının küçük olmasından dolayı müziğe duyduğu aşkla yaşını büyülterek TRT İzmir Radyosu’nda ilk görevine başladı. 9 sene süresince burada birçok tecrübe edinen Akartürk daha sonrasında Ankara Radyosu’na geçiş yaptı. Sanat yaşamı süresince Ankara Radyosu’na sayısız emekler veren Akartürk burada kariyerini noktalayarak emekli oldu.

Herkesin imrenerek baktığı Paris Olympi’ya da muhteşem bir konserin altına imzasını atan Akartürk, ülkemize büyük bir onur kazandırdı. Sanat yaşamı süresince 6 kez sinema sahnelerinde yer alan Akartürk, Türk müziğini de sayısız eserler kazandırdı. Kısa zamanda tüm Türkiye’nin en çok dinlenen ve sevilen sanatçılarından biri olan Akartürk, 1978 senesinde dillerden dillere yayılan “Zühtü” albümü ile altın plağın sahibi oldu.

Ülkemizde olduğu kadar yurt dışı konserleri ile adından sıkça söz ettiren Akartürk, sesindeki ilginç tonlama ile kısa zamanda diğer sanatçılardan ayrılan özgün bir isim haline geldi. İzmir’in Ödemiş ilçesindeki kendi adına kurulan müzede bugüne kadar aldığı ödülleri, giymiş olduğu kıyafetleri, fotoğrafları ve sergilenen yöresel elbiseleri büyük bir ilgi gördü.

2015 senesinde geçirdiği rahatsızlık sonrasında kalça protezi için ameliyat masasına yatan Akartürk, kısa süre içerisinde eski sağlığına kavuşur kavuşmaz, “Sarı Emine” olarak bilinen annesinin mezarını 48 yıllık bir aranın ardından 2015 senesinde Bornova’dan Ödemiş’teki mezarlığa aldırdı. Yaklaşık 250’nin üzerinde ödül alan Akartürk, 7 ilde gerçekleştirdiği sayısız projeler ile fahri hemşireliğe layık görülürken 10 sene süresince İzmir Fuarı’na verdiği aralıksız destek ile altın tacı da elde etti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*