İş Hayatında Yengeç Sepeti Sendromu Nedir?

Yengeç Sepeti Sendromu’nun çıkış noktası bir balıkçı ve kovasında duran yengeçlerdir. Sendromun hikayesi şöyledir:

“Kumsalda yürüyen bir adam, bir balıkçıya rastlar. Balıkçı avlanmaktadır. Adam, balıkçıya yaklaştığında kova içerisinde pek çok yengeç olduğunu görür. Kovanın ağzının açık olması adamı şaşırtır çünkü yengeçlerin oradan kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya neden kovanın ağzını açık bıraktığını sorar. Balıkçı, ‘Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçmayacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.’ cevabını verir.  Tek bir yengeç kovadan rahatlıkla çıkabilir fakat yengeç sayısı arttıkça bu durum imkansız hale gelir. Çünkü yengeçler birbirini itmek yerine, aşağı doğru çekerler. Dolayısıyla hiçbir yengeç kovadan çıkamaz.”

Bu sendrom iş hayatındaki tüm meslek gruplarında görülebilmektedir. Kamu ya da özel sektör, küçük, orta ya da büyük ölçekli işletme fark etmeksizin her alanda ortaya çıkabilmektedir. Temelinde “Ben de yoksa, sende de olamaz” anlayışı yatar.

Rekabetçi Duygular, Hasetlik ve Kıskançlık

Filipinli aktivist olan yazar Ninotchka Rosca “Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın.” anlayışıyla bu sendromu ifade etmektedir. Çalışma ortamı içerisindeki insanlar (bir tek çalışma ortamı olarak sınırlandırılmaması gerekir) hırslarını ön planda tutma içgüdüsü ile hareket eder. Bu durumda bencil davranışlar ortaya çıkar ve kendileri istedikleri hedefe ulaşamıyorsa, sizin de ulaşmanızı engeller. Kendileri sahip olamıyorsa, sizin de sahip olmanızı istemezler. Rekabetçi duygular, hasetlik ve kıskançlık bir anda iş yaşamınızdaki kariyerinizin engellenmesine sebep olur.

Bu sendromun her alanda yaşanabilir düzeyde olması özellikle girişimcileri etkiler. Daha farklı düşünceleri lanse eden, daha iyi şartlarda olmak istediğinizi belirten ya da bunu size sunan değişimler söz konusu olduğunda çevrenizdeki insanlar bu durumdan korkar. Kendilerinde görmüş oldukları başarısızlık korkusu, sizin başarınızın altında ezilme duygusu sebebiyle işlerinizi baltalamaya çalışırlar.

“Ne Gerek Var?”

Genel olarak bu kişiler herhangi bir alanda yenilik yapmak istediğinizde şu ifadeleri kullanacaktır:

  • “Boşver”
  • “Ne gerek var?”
  • “Bu iş sana göre değil, hiç uğraşma.”
  • “Bu saatten sonra kariyer değiştirmek mi? Deli misin?”
  • “Senin becerebileceğin bir işe benzemiyor. Sorumluluğunu alma.”

İlk başta bu cümleleri duyduğunuzda “Sonunda biri hakkımda doğru eleştiri yapıyor” diye düşünebilirsiniz. Fakat zaman içerisinde köreldiğinizi, iş alanınızda hiçbir başarı noktasına ulaşamadığınızı göreceksiniz. Başkalarının başarısızlıklarından keyif alan bu kişilerin yaşamış olduğu Yengeç Sepeti Sendromu, yaşamak istediğiniz kariyer yaşamından çok uzaklara gitmenize sebep olacaktır.

Eğer bu sendromun kurbanı olmak istemiyorsanız, çevrenizde vakit geçirmiş olduğunuz insanlara dikkat etmelisiniz. Kimi zaman bu kişi ailenizden kimi zaman iş arkadaşlarınızdan ya da çok yakın arkadaşlarınızdan biri olabilir. Her ne olursa olsun, kendi kariyerinize yön verecek olan insanın siz olduğunu unutmamalısınız. Kiminle, ne sürede ve ne derecede vakit geçirdiğinize dikkat ederseniz, sendromun bir kurbanı olmaktan kısa zaman içerisinde kurtulursunuz.

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com