Oktay Kaynarca ismini ilk defa duyduğu o yazara patladı

Oktay Kaynarca ismini ilk defa duyduğu o yazara patladı

Bize göre de manasız örnekler ile taçlandırmaya çalıştığı yazısında, biri taciz ile suçlanan, biri ise başrolü paylaştığı kadın partneri ile davalık olan bir örnek iken, Deniz Çakır’ın diziden çıkarılmasına, Deniz daha cesurdu, Oktay Kaynarca’nın rakı bardağını masa altında tuttu gibi bir örnek göstermesi ne alaka dedirtmedi değil..

Abesle iştigal bir yazı kaleme alınınca, hem de Milliyet gibi bir platformda yayınlanınca ünlü oyuncu da cevap vermeden edemedi, ağzının payını verdi. İyi de etti! Kaldı ki kamera arkasında temizlenmesi gereken bir pislik var ise, bu ilgili yazarın yazısında yer verdiği oyuncuları ifşa etmeye çalışarak veya onlara sataşarak dikkat çekerek yapılamaz. Varsa bir pislik, bunu temizleyecek olan yapımcılar olur, kusur olarak gördüğünüz noktaları sıralayıp, kendisini düzeltmesini umduğunuz oyuncularla değil.

Ben bu yazıda Raci Şaşmaz, Fatih Aksoy ya da Hayri Aslan’ın adını göremedim. Bu adı ilk defa duyulan Milliyet yazarının mesajını bu isimlere ithafen yazıp paylaşması daha sağlıklı olurdu sanki. Neyse, Oktay Kaynarca’yı bu kadar kızdıran o yazıya, sonra da Oktay Kaynarca’nın cevabına bakalım..

Ceren Şehirlioğlu’nun Oktay Kaynarca’yı da dahil ettiği yazının ilgili kısmında, “Deniz Çakır kadehini Oktay Kaynarca gibi masa altına gizlemediğinden, Avlu’nun en şahane karakterlerinden Nil Makaracı lezbiyenliğini saklamadığından zorbalığı (set içinde, dışında, sosyal medyada) sineye çekmek durumunda.” yazmış.

Başarılı oyuncunun verdiği cevap ise aşağıda yer alıyor:

Şimdi bu adını ilk kez duyduğum hanımefendi bu resmin altına bir yazı döşenmiş beni bu iki yanımdaki oyuncu arkadaşların adlarının karıştığı olaylara dahil ederek( haklılar haksızlar bilmem, bu konulara yanıbaşımda olmadıkça görmedikçe dahil de olmam) setlerin arkasının temiz olması gerektiğinden girip saçmalaya saçmalaya sözüm ona erkek egemenliğini öne çıkarıp, bunlar düzelmezse izleyecek kaliteli bişey olmaz demeye getirmiş… Şimdi bu sözüm ona kadın hakları savunucusu arkadaş beni suçlayacak bişey bulamayınca masa altına içki saklamamı bulmuş daha kaliteli yapımların ortaya çıkmamasına sebep olarak…Hayatta en sevmediğim insan tipi bilgisi olmadan fikri olanlardır..İşin vehameti bu arkadaş bilgisiz olduğu gibi bi de alakasız ve bi de konuya ta AMERİKADAN dahil, yani yazısını ta oralardan yazıp yayınlatıyor.. Bu ara moda bu AMERİKA ya gidince yürek yemiş gibi olmak..Şimdi sözüm ona köşe yazarı bu arkadaşa tavsiyem benim bu güne dek çalıştığım bütün iş arkadaşlarımı bulması, tek tek konuşması onlara anlattırması benim o sözünü ettiği set arkasının şartlarının daha iyi olması için neler yaptığımı…!… Gazetecelik titizlik adalet tarafsızlık araştırmacılık ister..Hiç sormadınız ama ben söyleyeyim mesela beni de sık sık dahil ettiğiniz kadın başrol oyuncumuzun diziden ayrılma nedeninin asla özel hayatı olmadığını, asla özel hayatı ile herhangi bir yaptırım herhangi bir zorlama olmadığını ..Sayın köşe yazarına tavsiyem öyle AMERİKA lardan memleketine dair yalan yanlış şeyler yazıp atıp tutacağına gel sokağa in araştır sor öğren,o kalemi öyle al eline, öyle hak et o köşeyi…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*