Okunuşu ve Yazılışı Farklı Olan Dil: Karamanlıca

Karamanlı Rumlara ait olan Karamanlıca dilinin okunuşu ve yazılışı farklıdır. Yazı dili olarak Yunan Alfabesi kullanılan, okunurken ise Türkçe okuma yapılan bu dil günümüze Karamanlılardan gelmiştir.

Karamanlıca Dilinin Tarihi

Karamanlı Rumlara ait olan Türkler tarafından konuşulan bu dil, Selçuklular döneminde Doğu Roma ile yakın ilişki sonucu ortaya çıkmıştır. Vaftiz olan etnik Türkler, dili Türkleştirmiş ve kullanmaya başlamışlardır.

Osmanlı Belgeleri içerisinde Karamanlıca dili “Zımmiyan-ı Karaman” ya da “Karamaniyan” olarak anılmaktadır. Yunan alfabesi harflerinin kullanıldığı bu dil aracılığıyla birçok kitap yayınlanmıştır.

18. Yüzyıl Kitapları

Yunan alfabesinin kullanıldığı fakat okunuşunun Türkçe olduğu bu dile ait 18.yüzyıldan kalma eserler bulunmaktadır. Türkiye’den başlayarak Avrupa’ya kadar birçok eser bu dille yazılarak yayınlanmıştır.

Bir rivayete göre Karamanlılar 11. yüzyıl dönemlerinde Anadolu içerisinde, Bizans tarafından yerleştirilen ve Toros dağlarında yaşayan askerler olarak bulunmaktaydı. Bu nedenle yazı dilleri Yunan Alfabesi olarak kalmış, okuma dilleri ise Türkleşme sonucunda Türkçe’ye dönmüştü.

Milli Mücadele Dönemi

Karamanlılar Kurtuluş Savaşı döneminde Milli Mücadele’den yana bir tutum sergiledikleri için dinlerinden ötürü Rum milleti olarak sayılmışlardır. Bu nedenle 1926 yılında yaşanan nüfus mübadelesinden sonra halkın büyük bir kesimi Yunanistan’a taşınmış ya da taşınmak zorunda kalmıştır.

Halkın büyük bir bölümü Yunanistan’a taşınmış olsa da kullanmış oldukları alfabe Helen Alfabesi olarak kalmıştır. Bu alfabenin taşıdığı birçok eser ortaya çıkmıştır. Ayrıca mübadele sonucu göç yaşayan halk, yaşadıkları göçü yine aynı dille kitabelerinde de anlatmıştır. Karamanlıca dilinin kitabeli olarak yazılı olduğu 22 adet kilise, 3 hamam, 3 çeşme, birçok konut ve mezar taşı bulunmaktadır. Kitabelerin büyük bir kısmı Kayseri, Niğde ve Nevşehir’de yer almaktadır.

Karamanlıca Dilinin Kökeni

Karamanlıca dilinin kökeni Türklerden öncesine dayanmaktadır. 1851 yılında İstanbul’da yayınlanan Anatoli gazetesi, bu dilin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Patrikhane tarafından bu dilin kullanılmasına karşı çıkılamadığı için halk kiliseye bağlı kaldığı müddetçe Karamanlıca içerikli din kitapları yazmış ve yayınlamıştır.  En çok eser yayınlayan isimlerden birisi Evangelinos Misailidis’tir. Kendisi aynı zamanda Anatoli gazetesinde birçok eser yayımlamıştır. Bu nedenle Anadolu’da yayımlanan Tercüman-ı Hakikat gazetesinde Misailidis için dili yaymayı başaran en usta kişi övgüsü yapılmıştır.

Seyahatname

Evliya Çelebi’nin en önemli eserlerinden biri Seyahatname’dir. Çelebi tarafından yazılan kitap tarihte Anadolu’da yaşayan devletlere ilişkin yaşama dair ışık tutmaktadır. Çelebi bu eserinde Karamanlı Türkçesi’ne dair bilgiler de vermiştir. Seyahatname de yazan bilgilere göre Antalya ilinin yirmi mahallesinin yalnızca dört tanesinde “Urum keferesi” kullanılmaktadır. Çelebi’nin seyahatnamesinde şöyle yazmaktadır:

“Bâtıl Türk lisânı üzere kelimât ederler” (IX, 64a) ve “Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler.”
Karamanlıca hakkında yazılan ilk kitap ise 1584 yılında yazılan “Gülzar-ı İman-ı Mesihi” kitabıdır. Bu kitaptan sonra İstanbul başta olmak üzere Atina, Venedik ve Kıbrıs’ta da yüzlerce kitap yayımlanmıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*