Senaristlerin bitmek bilmeyen ‘ağalık’ sevdası

Senaristlerin bitmek bilmeyen 'ağalık' sevdası

Bir bölgenin yaşantısını ele alan dizilerde genel sıkıntı, o yörede yaşayanların ‘burada böyle bir şey yok’ tepkilerinin ortaya çıkması oluyor. Aşiretlerin mafya gibi gösterilmesi, doğuda kadının ezilmesi, berdel, başlık parası ve daha günümüz gerçeği olan hikayeler ekrana yansıtıldığında vatandaşlar hemen eleştiriye başlıyor. Bunun son örneği de Gülperi oldu.

İlk bölümü yayınlanır yayınlanmaz, ertesi gün bir kaç adam çıktı, Antep böyle değil, Antepliler böyle değil, dizi yayından kaldırılsın kampanyası başlattı. Valla ne yalan söyleyelim, bu bölgesel dizilerin sorunu hikaye değil, genelde şive oluyor. Kötü şive mide bulandırıyor, hikaye değil.. Ha hikaye’nin aslı zaten mide bulandırıyor ama bunu televizyon ekranında gördüklerinde gerçekleri inkar edip eleştirmek ne kadar doğru bu da tartışılır.

Ne yani, her gün haberlerde okuduğumuz Gülperi’ler yalan mı? Bırak 16 yaşında olmayı, 12-13 yaşında kızlara imam nikahı kıyılmıyor mu? Aşiretlerin silahlı güçleri olduğunu, yine haberlere yansıyan yasa dışı işler ile bağlantılı olduklarını okuyor muyuz? Gerçi bilince değil de görünce mi rahatsız ediyor? Belli ki öyle..

Otantik işler yerine, daha ileriye dönük, daha bir Dünya’ya açılabilecek dizileri görmek gibi bir beklentimiz olduğu gerçek ama bu Gülperi’nin güzel bir iş olduğunu inkar etmek anlamına da gelmiyor.. Nurgül Yeşilçay, Timuçin Esen ve Tarık Pabuçcuoğlu gibi 3 duayen oynar da, kötü bir iş ortaya çıkar mı hiç? ..

Sina Koloğlu bizim bu ağalı, paşalı, beyli işlerimizin yurt dışında çok ilgi gördüğüne de değinmiş. Bakın ne yazmış:

İnanın ben de bıktım… Bu ağalık işlerinden, Adana ve Gaziantep’in bu şekilde gösterilmesinden, kötü şiveli diyaloglardan (özellikle Gülperi)… Peki, bitti mi bütün bunlar? Seçimlerde bir bakıyoruz ‘Urfa’nın aşiretleri karşımıza çıkmıyor mu? Kadına şiddet, baskı her gün haber bültenlerinde değil mi? Gülperi’ler yok mu, o diyaloglar yok mu? Haa “Veriliş hali, sunuş şekli Total kitlemizin beğeni düzeyine inince, sorunlar başlıyor” diyecek olursanız, doğrudur. Bu arada altını çizelim, bu bizim ‘ağalık hallerimiz’ yurt dışında tutuyor. ‘Otantik olmak’, her daim bize biçilen bir rol olarak sinema ve dizilerde devam ediyor, ne kadar “Biz böyle değiliz” desek de…

Bu bir saptamadır, ben de hiç haz etmiyorum bu durumdan yine belirteyim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*