UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne Giren Türkiye’deki 6 Yer

UNESCO Dünya Mirası Listesi, dünya üzerinde var olan tüm insanlığa dünya kültürünü tanıtmak ve insanlığın ortak mirası olan evrensel yapıları göstermek adına oluşturulan listelerden biridir.

Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan bu mirası insanlara tanıtmak amacıyla oluşturulan listede Türkiye’nin 18 yeri bulunuyor. Bu 18 yer içerisinden seçtiğimiz 6 adet tarihi ve evrensel alanı sizlerle paylaşıyoruz…

Nemrut Dağı

Adıyaman’ın Kahta ilçesinde bulunan Nemrut Dağı’nda Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezarı, anıtsal heykelleri bulunuyor.

Helenistik dönemin en görkemli yapılarından biri olduğu için UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaya hak kazanan bu yapı içerisinde dev heykeller bulunuyor. Heykellerin yüksekliği 8 ile 10 metre arasında yer alıyor. Kralın mezarı ise varlığı bilinse de halen daha bulunamamıştır.

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

Sivas’ta bulunan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Hitit Dönemi’ne dayanan bir tarihe sahip. Mengücekoğulları tarafından yönetilen zamanda bu yer, Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından camii ile birlikte 1228-1229 yıllarında yaptırılmıştır. İslamiyet açısından önemli bir mimaridir.

Camiinin iki kubbesi bulunmaktadır. Camiinin hemen yanında ise hastane yer almaktadır. Camii ve hastane üzerinde Anadolu’ya ait geleneksel taş işçilikleri bulunmaktadır.

Hattuşa (Hattuş)

Hattuşa ya da Hititler tarafından adlandırılan Hattuş, UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisinde yer alan bir başka alan olarak yer alıyor. Çorum’da bulunan Hattuşa, Anadolu tarihi boyunca en önemli merkezlerden birisidir. İlk sahipleri Hititlerdir. M.Ö. 1700 yıllarında Kuşşara şehrinin kralı Anitta tarafından alınmıştır.

Kral Anitta tarafından alındıktan sonra Hattuşa yıkılmıştır. Yazılı kayıtlara göre Anitta ilk Hitit kralı olarak tarihte yer almıştır. Kral Anitta 400 yıl boyunca burada hüküm süren bir krallığa sahip olmuştur.

Xanthos-Letoon

Antik çağ zamanlarında Likya’nın idari merkezi olan Xanthos-Letoon, M.Ö. 545 yılında Persler tarafından bağımsız olarak yönetilen bir kentti. Yaşanan bir yangın sonrasında şehir tekrardan inşa edilmiştir. Tekrardan inşa edilen şehir M.Ö. 2. yüzyılda Likya Birliği’nin başkenti olmuştur.

Letoon, Xanthos’a yaklaşık olarak 4 kilometre uzaklıkta bulunan din merkezidir. Burada Leto, Apollon ve Artemis tapınakları bulunmaktadır. Tapınakların içerisinde bir manastır, bir çeşme ve Roma Tiyatrosu kalıntıları da yer almaktadır. Artemis ve Apollo’nun annesi Leto’ya adanmış olan en büyük tapınak olan Leto, burada bulunmaktadır.

Safranbolu

Türkiye’den UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisine giren şehirlerden birisi de Safranbolu’dur. Karabük’te yer alan Safranbolu, Batı, Kuzey ve Orta Anadolu’yu birbirine bağlayan bir yol olduğu için tarihi açıdan oldukça önemlidir.

Çok eski zamanlardan bu yana coğrafi konumu sebebiyle yerleşim alanı olarak seçilmiştir. 14. yüzyılda Türkler tarafından egemenlik altına alınmış bu topraklar, 18. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun en önemli ticaret alanlarından birisi olarak sayılmıştır.

Troya Antik Kenti

Troya, dünyanın en ünlü antik kentlerinden biridir. Kentin tarihi 3 bin yıllık bir zamanı kapsamaktadır. Anadolu, Ege ve Balkan tarihine ışık tutan bir tarihi vardır.

Troya’nın en eski yerleşim alanı M.Ö. 3000-2500 tarihine kadar inmektedir. Bu dönem Tunç Çağı’na denk gelmektedir. Bulunduğu coğrafi konum sebebiyle hem ticari hem de kültürel bir merkez haline gelmiştir. Uygarlıklar tarafından bölgenin hakimiyeti ön plana çıkmıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*