Kişisel Gelişim

Varoluşsal Zeka Nedir? Nasıl Geliştirilir?

İnsan doğasının varoluşuyla ilgili olarak yaşam ve ölüm sürecini kapsayan, bu süreç hakkında konuşulmasını seven ve bu durumdan büyük bir haz alan kişiler varoluşsal zekaya sahip olan kişilerdir. Çoklu Zeka Teorisi’ne göre varoluşsal zeka, felsefi alanda da düşünebilen insanların yer aldığı bir gruptur. Bu durumda din, felsefe ve insan doğasının bütünü varoluşsal zekayı oluşturmaktadır.

Çoklu Zeka Teorisi’ni ortaya çıkaran Howard Gardner, insanların bu zekaya sahip olarak iç güdülerini yönetebildiğini, dış dünyadaki olay ve durumları daha iyi anlayabildiğini, kolektif bir şekilde değer bütünlemesi yapabildiğini ifade etmektedir. Özellikle iş yaşamında büyük resmi görmek isteyenlerin sahip olması gereken bu zeka türüne kavuşmak, oldukça zordur. Genellikle bu zeka türüne sahip olan kişiler filozoflar, psikologlar, din insanları ya da teologlar olarak yer almaktadır. Peki bu meslek gruplarına sahip olmayan bir birey, varoluşsal zekaya sahip olabilir mi?

Bu zeka türüne her birey sahip olabilir. Derin içsel tartışmalara giriyor, düşünceleriniz arasında kayboluyorsanız, bu zeka türüne sahip olduğunuz söylenebilir. Bunlara ek olarak; sizlere karşı sorulan sorularda detaylara takılmadan, büyük resmi görerek cevap veriyorsanız, karar verme ve alma sürecinde her türlü sonucu göz önünde bulunduruyor ve başka insanların bu duruma etkisinin ne olacağını hesap ediyorsanız yine bu zeka türüne sahip olduğunuzu gösterir.

Toplumdaki ahlaki ve etik kurallara ilgi duymanız, felsefi ve din konularında konuşmayı sevmeniz, yeni bir insanla tanıştığınız zaman aynı değerlere sahip olduğunuzu ispatlamak amacıyla ahlak konularında sohbet etmeniz, insan doğasına meraklı olmanız ve insan doğasında bulunan duygular hakkında tartışmalara girmeniz, ölümden sonraki yaşamı araştırarak insanlara ölümden sonra ne olacağı konusunda varsayımlar yürütmeniz, doğmadan önce bir hayatınızın olup olmadığına ilgi duymanız da varoluşsal zekaya sahip olduğunuza işarettir.

Bu zekaya sahip olmanın pek çok avantajı vardır. Öncelikle iş yaşamındaki çalışanlar için büyük resmi görmeyi sağlar. İkili ilişkilerde insanların daha net bir şekilde tanınmasında yardımcı olur. Bireyin daha anlayışlı ve düşünceli bir yapıya sahip olmasını sağlar. Sezgisel, şefkatli ve insanlara karşı paylaşımcı olunmasına teşvik eder. Bu sayede iş dünyasında ikili ilişkilerde daha başarılı sonuçlar elde edilir. Daha anlamlı bir hayat sürmek açısından da oldukça etkilidir.

Varoluşsal zekayı geliştirmek için felsefe ve din konularındaki araştırmalarınızı arttırabilirsiniz. İnsanın bu dünyada neden var olduğunu anlamak için Batı ve Doğu felsefelerine göz atabilirsiniz. Detaylara indikçe ufkunuzun genişlediğini göreceksiniz. Buddha, Sokrates ve Hz. İsa gibi varoluşsal zekanın temsilcisi olan kişileri araştırarak, öğretilerini inceleyebilirsiniz. Tüm bunları düşünmek için de kendinize zaman ayırmalısınız. Yürüyüşler, meditasyonlar ve çeşitli egzersizler düşünürken bedeninizin de rahatlamasını sağlar. Bu sayede zeka seviyenizi de arttırabilirsiniz. Gönüllülük esasına dayanan işlerde çalışarak, insanlara yardım etmenin ve insanlarla paylaşım halinde olmanın önemini kavrayabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu