2020 Yılını Sevginiz ile İyileştirin

2020 yılı çok hızlı ve sert bir şekilde başladı. Corona Virüsü, Elazığ depremi, virüslerden sonra ortaya çıkan yeni hastalık haberleri, İstanbul’da düşen iki uçağın haberi… Fakat 2020 yılı bir tek uluslararası ve yurt içerisinden gelen kötü haberler ile sarsmadı bizleri. Bireysel ve köklü değişimlerin yılı olacağı hakkında pek çok astrolog ve metafizik uzmanı açıklamalar da bulunmuştu. Lakin hiçbirimiz 2020 yılının bu denli şaşırtıcı ve hızlı bir başlangıç yapacağını beklemezdik değil mi?

Son bir aylık düşüncelerinizi ve duygularınızı aklınıza getirin. Kendinizi öfkeli, çaresiz, tatmin olamayan, kaybolmuş bir şekilde hissettiniz mi? Üstelik bu halinizle nasıl başa çıkmanız gerektiğini de bilmeden yaşadınız. Uyudunuz, uyandınız, yürüdünüz, çalıştınız… Kafanızı dağıtmak için her şeyi yaptınız kısacası. Fakat yeterince iyileşemediğinizi düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Sevgisiz kaldığımız bir yıl ile mücadele ediyoruz sadece, hepsi bu.

Sevgi ile Var Olmak

Var oluşumuz bile sevgi ile olurken nasıl olur da sevgisizliğin peşinden sürüklenip gidiyoruz? İnsan, sevgi ile güçlenen, sevgi ile var olan bir canlıdır ve her ne kadar “Beni kimse sevmesin, istemiyorum” dense de en ufak iltifata, gülümseye, şefkate kanacak kadar da safız. Çünkü doğamızda var. Çünkü hepimizin içinde sevgiden beslenen bir çocuk var ve o çocuk sevgisiz kaldığı zaman öfkeleniyor, sinirleniyor, hayata karşı tutunmak istemiyor, hatta aldığı nefes bile zoruna gidiyor.

Önceliğimiz daima kendimizi sevmek olmalı. Hepimizin içerisinde bir çocuk var ve o çocuk sevgi ile dolu. Her anneye tavsiyemdir: nasıl bir anne olmak istiyorsanız, kendi çocukluğunuzu hatırlayın. Çünkü annelik, aynı zamanda çocuk olmaktır. Kendi kabuklarınızdan kurtulmak istiyorsanız içinizdeki o küçük çocuğun başını başkası değil, kendinizin sevmeyi öğrenmeniz gerekir.

O halde 2020 yılı kötü, hızlı ve sert bir başlangıç yapmış olsa da bunu yenmenin yolu içimizdeki sevgi dolu çocuğa ulaşmak! Bu kötü gidişatı değiştirmek istiyorsak, herkesten çok kendimizi dinlememiz gerekiyor. Biz ne istiyoruz? Biz şu an ne yapmak ve nerede olmak istiyoruz? Elbette herkes dinlenmek istiyor ama önemli olan ayrıntıyı kaçırıyoruz. Biz kendimizi ne kadar dinliyoruz?

Bir başkasının “Nasılsın?” sorusuna cevap vermek oldukça kolaydır; “İyiyim” de ve geç… Peki gerçekten nasılsın? Bugün kendine bu soruyu sor ve gerçek cevabını ver. Üzgün müsün? Kırgın mısın? Hayattaki bir şeylere karşı kızgın mısın? İçindeki çocuğu sev… Her üzgün, kırgın ve kızgın olduğunda onu seversen, 2020 yılını iyileştirmenin gücüyle de tanışabilirsin.

Yokluğu ile Tanışmak İstemeyeceğiniz Tek Şey Sevgidir

Sevginin yokluğu ağır olur. İnsan doğası gereği her şeyin varlığına ve yokluğuna alışabilir fakat sevginin alışamaz. Bir insanın tuhaf davrandığını, aşırı hassas ya da öfkeli olduğunu düşünüyorsanız bilin ki o insan sevgisizdir. O insanın sevgi ile donanmış biri olması bile bu durumu değiştirmez çünkü o kişi kendisini sevmiyor demektir.

Paranın yokluğunda yeni bir iş bulabilirsiniz. Yemeğiniz yok ise komşunuzdan, akrabalarınızdan ya da bir lokantaya girerek aç olduğunuzdan bahsederek isteyebilirsiniz. Peki ya birine karşı “Beni sevebilir misin?” diyebilir misiniz? Sevgi dilenmek, sevgi istemek oldukça zordur. Günümüzün en büyük problemlerinden de biridir: birini sevmek! Bir başkasını sevmeden ya da bir başkasından sevgi dilenmeden önce yokluğunu hissettiğiniz o duyguyu kendinize karşı göstermelisiniz. Çünkü kendini sevmek, iyileştirir. Kendinizi severseniz, yaralarınız kapanır. Kendinizi sevdiğiniz müddetçe tüm güzellikler sizi bulur. Sevginin iyileştirici bir gücü vardır, sonsuzdur. Sevgi olduğu müddetçe güçlü olduğunuzu, yarınınızın aydınlık olduğunu düşünürsünüz. Çünkü içinizdeki o çocuğu mutlu edersiniz. Belki de hayatınızdaki tek eksik budur, ne dersiniz?

Damla Kapıcıoğlu

damlakapiciogluu[@]gmail.com

Your Header Sidebar area is currently empty. Hurry up and add some widgets.