Yaşam

4 Adımda Daha Az Şikayet Dolu Hayata Geçiş

Gün içerisinde şikayet etmekle geçirdiğimiz zamanın ne kadar da çok olduğunun farkında mısınız? Çoğumuz birçok durum için şikayet etmek ile günümüzün önemli bir kesimini bitiriyoruz. Örneğin yağan yağmur bile bizim sızlanma ve şikayet etme sebebimiz olabilir. Oysa güneşin açması kadar yağmurun yağması da gayet olası ve hayata güzellik katan bir durum. Sadece yağmur mu? Yoğun trafik, yoğun iş günleri, kötü hava koşulları ve hatta pantolonumuza uygun ayakkabıyı bulamamak bile şikayet etmeye başlamamız için bir sebep olabiliyor.

4 adımda az şikâyeti hayata geçiş yazımızın başlığını bilerek ‘şikâyetsiz yaşam’ olarak atmadık. Çünkü hiç şikayetin olmadığı bir hayatın mümkün olmayacağının farkındayız. Ancak saçma sebepler ile bulduğumuz ve aklımızı gereksiz yere meşgul eden şikayetleri fark ederek bunları hayatımızdan çıkarmak mümkün. Hatta çok da kolay. Tek yapmanız gereken bu 4 maddeye biraz daha dikkat etmek. Sonuç gereksiz şikayetlerden arınmış bir hayat!

1. Makul Beklentiler Az Şikayet

Beklentilerimizdeki çita ne kadar yükseğe çıkıyor? Öncelikle beklentilerimizin makullük seviyesini kontrol etmemizde fayda var. Mantık açısından mümkün olmayan, olması çok zor ya da imkansıza yakın bir beklenti içerisindeysek zaten bu isteğimizin olmaması büyük ihtimal. Hayalimiz, isteğimiz, arzumuz… Gerçeğe dönüşmemiş olan bu beklentiler bizi bir kez daha yıkıma uğratacaktır. Tam da bu sebepten dolayı hayatta kendi kurduğumuz beklentilerimizin çıtasını aşağıya ve orta seviyelere indirmek gerekir.

İnsanız, yaşıyoruz ve yaşadığımız her gün bir umudu ya da bir beklentiyi yaşamımıza katıyoruz. Elbette ki hayallerimiz ve arzularımızın sonucu olarak beklentilerimiz olmalı. Ama imkansız beklentiler ile de hayatımızı anlamsızlaştırmamalıyız. Örnek vermemiz gerekirse matematiği hiç sevmeyen biriyiz, matematik notlarımız oldukça düşüş. Bugüne kadar bu konu hakkında ya yeterince çaba harcamadık ya da çaba harcadığımız halde orta seviyeye bile ulaşamadık. Lise son sınıftayız ve üniversite sınavlarına çok az kalmış. Eğer sizin beklentiniz matematiğin oldukça önemli olduğu bir meslek olan mühendisliği kazanmak ise bunun mümkün olmayacağını kabullenmek gerek. Diyelim ki bir mucize oldu ve o bölümü kazandık. Ancak sonrasından karşımıza çıkacak olan matematiğin babası olan mühendislik matematiği gibi bir ders ile karşılaştığımızda ne olacak? Burada yapılan en büyük hata şudur. Beklentilerinizi, çevrenizdeki insanların beklentilerine göre senkronize etmek. İçten içe siz bir mühendis olmak istemiyorsunuz. Herkesin kendine özgü bir alanda başarısı ve kabiliyeti vardır. Sizin kabiliyetiniz bu alanda değil. Ancak sizin yaptığınız çevrenizdekilerin en çok beğendiği ve güzel bulduğu ne varsa onu istemek. İç sesinize kulak vererek ve kendi arzularınız ile kendi beklentilerinizi inşa etmek size iç huzurunuzla birlikte daha az şikayet dolu bir hayatı da sunacaktır.

2. Gerçekleşmiş Olan Beklentilerinizi Düşünün

Günümüze kadar ne kadar çok istediğimiz şey gerçeğe dönüştü. Biraz da bunların üzerine düşünmek gerek. Hep olmasını istediğimiz imkansız isteklerimizle ya da olmamış olan beklentilerimizle boğuşmak bize ne kazandırabilir ki? Hiçbir şey kazandırmamak ile birlikte birçok olumlu şeyi alıp götürür.

Daha geçen ay yeni bir ayakkabıya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorduk ve dün bu arzumuzu gerçeğe dönüştürdük. Sağlığımız alışverişe çıkmamıza müsaade etti, bütçemiz istediğimiz tarz ayakkabıyı almamıza izin verdi, o an bir yakınımız için hastanede mücadele vermiyorduk… Bunun gibi sayılabilecek o kadar çok güzel şey var ki hayatımızda! Her biri için şükretmeliyiz. Şükrettiğimiz anlardaki huzur, bize yeni kazançları da getirecektir. Evrene yollamış olduğunuz pozitif sinyaller yine ona bağlı olan sinyalleri çekerek yaşamınıza dahil edebilecektir. Böylelikle zaten beklentileriniz hayatınıza daha hızlı girmeye başlayacaktır. Biraz da Polyannacılık oynayın ve sizi huzurlu eden gerçekleri düşünün. Karamsarlığa itecek olan gerçekleşmesi zor hayaller ile boğuşmaktan çok daha iyi gelecektir.

3. Sosyal Medya Kullanımına Dikkat Edin

Şimdi sosyal medya kullanımı ile daha az şikayet dolu bir hayatın ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim. Gözden kaçırdığımız önemli bir detayı anlattığımızda eminiz her şey çok daha net olacak.

Sosyal medyada arkadaşlarımız ile yazışırken kendimizi hep bir şikayet anlatımı içerisinde bulduğumuza dikkat ettiniz mi? Bugün canım sıkkın şundan dolayı…. Bugün moralim yok çünkü bundan dolayı… Serzenişlerimizi ifade etmek için genellikle sosyal medya hesaplarımızı kullanmaktayız. Oysa buradaki ortamımız çok daha memnuniyet verici olabilir. İşe, size sürekli dert yanan ve karanlıkları içerisine öylesine sıkı sıkı gömülüp başının üzerinde parıldayan yıldızları hiç görmek istemeyen insanları listenizden çıkarmakla başlayabilirsiniz.

Sosyal medya hesapları üzerinden yapılan serzeniş dolu paylaşımlar da dert yanmalarının üzerine sos olarak ekleniyor. Elbette ki toplum olarak sıkıntılarımızın da farkında olmalı ve çözüm üretmeliyiz. Ancak çözüm üretemeyeceğimiz ya da çözüm bulmanın dışında sadece başka insanların enerjilerini düşürmekten başka bir amacı olmayan paylaşımlardan da uzak kalmalıyız.

4. Şikayetleriniz Çözüm Odaklı Olsun

Şikayet etmek kolaydır, çözüm bulmak zorlar. Ancak unutulmamalı ki şikayet etmek sadece çözüm bulabilmek için yapıldığında hayatımıza değer katar. Aksi halde pozitif enerjimizi silip süpüren gizli, görünmeyen bir süpürge vazifesi görmenin ötesine gidemez.

Sorunlarınız olduğunda, beklentileriniz gerçekleşmediğinde ya da hayalleriniz yıkıldığında çözümü serzenişlerde ve şikayetlerde aramamalısınız. Değiştiremeyeceğiniz için şikayet etmekten vazgeçmelisiniz. Canınızı sıkan bu durum için sizin elinizde olan bir şey var ise nasıl olumlu hale getirebileceğinizi de şikayet sözünüze dahil edin. Örneğin çok önemli bir toplantınız var ve siz buna geç kaldınız. Bununla ilgili bir sorun yaşadınız. Bu sorunun bir daha yaşanmaması için elinizden gelen muhakkak bir şey vardır. Mesela şikayet ederken cümlenizi şu şekilde kurabilirsiniz. ‘Eğer elbiselerimiz dünden ütülemiş olsaydım şimdi bu toplantıya dahil olabilirdim.’ Ortada yine bir serzeniş var ama cümlenizin içerisinde bu şikayetinize ait çözüm de var.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu