Kişisel Gelişim

75 Yıllık Bir Araştırmadan Çıkan 3 Önemli Hayat Dersi

 75 yıl boyunca süren bu araştırmanın en can alıcı sonucu, insanların sağlıklı ve mutlu bir hayat sürebilmesi için sağlıklı ilişkiler kurması gerektiği yönünde olmuştur.

Harvard Üniversitesi tarafından 75 yıl boyunca süren bir araştırma, hayata yönelik üç önemli dersi ortaya koymuştur. 1938 yılında başlayan araştırma, dünyanın en uzun ve en kapsamlı araştırması olarak günümüzde yer almaktadır. 75 yıl boyunca iki farklı grubun incelemesini yapan bilim insanları, ilk gruba Harvard Üniversitesi’nde ikinci sınıf öğrencisi olan 268 erkek öğrenciyi yerleştirmiştir. İkinci grup ise Boston’da fakir bir mahalle içerisinde yaşayan 12 ile 16 yaş aralığında bulunan 456 adet erkek çocuğu olarak seçilmiştir.

Her iki gruba da iki yılda bir olmak üzere hayatları hakkında anketler yapılmıştır. Bu anket içerisinde iş hayatlarına yönelik tatminleri, evlilik yaşamları, sosyal hayatları dahil edilmiştir. Bu alanlarda sorular sorulmuş ve katılımcıların cevaplaması istenmiştir. Buna ek olarak her 5 yılda bir olmak üzere de katılımcıların kan testi, röntgen, idrar testi ve eko kardiyogram gibi sağlık taramalarından geçmeleri istenmiştir.

75 yıl boyunca süren bu araştırmanın en can alıcı sonucu, insanların sağlıklı ve mutlu bir hayat sürebilmesi için sağlıklı ilişkiler kurması gerektiği yönünde olmuştur. Bu araştırmanın başında yer alan Psikiyatr Robert Waldinger, 2015 yılının Kasım ayında TED konuşmasında, 75 yıl süren bu araştırmanın verilerini açıklamıştır. Waldinger insanların iyi bir hayat yaşayabilmesi için 3 hayat dersine ihtiyacı olduğunu ispat etmiştir.

1.      Yakınlarınızla Güçlü Bağlar Kurun

Her iki gruba da eşleri, aileleri, arkadaşları ve içinde yaşamış oldukları cemiyet ile ilgili olarak yakın ilişkiler hakkında ne hissettikleri sorulmuştur. Güçlü bağlar kurabilen kişilerin, diğer katılımcılara göre daha mutlu ve uzun yaşadıkları tespit edilmiştir. Yalnız kalmaktan hoşlanan veyahut yalnızlık çeken kişilerin ise daha erken öldüğü görülmüştür.

Eğer insanlar istemediği halde yalnız kalıyor ise daha az mutlu olmaktadır. Bu durum onların fiziksel ve ruhsal sağlıklarını kötü yönde etkilemektedir. Yalnızlık, hastalık ve ölüm riskini arttıran baş faktörlerden biri olarak görülmüştür. Yani, mutlu hayatın sırrı güçlü ilişkiler kurabilmekten ve sosyalleşmekten geçmektedir.

2.      Sıcak ve Samimi Sosyal Ortamlar İçerisinde Olun

Araştırma içerisinde pek çok farklı alanda tespit yapılması, araştırmayı oldukça kapsamlı bir hale getirmiştir. Öyle ki 50 yaşına gelen katılımcılar arasında kimlerin en uzun yaşayacağını tahmin etmek amacıyla yapılan araştırma sonucunda, en önemli faktörün insan ilişkileri olduğu görülmüştür. Eğer bir insan, yaşamış olduğu ilişkilerden tam anlamıyla tatmin olabiliyor ise, tatmin olamayan kişilere göre daha uzun yaşamakta!

Yani, önemli olanın bir ilişkinizin bulunması ya da çok sayıda arkadaşa sahip olmanız olmadığı ortaya konmuştur. İyi bir hayat için ilişkilerinizin olması değil, ilişkilerinizin nasıl olduğuna bakmalısınız. Örneğin, araştırma içerisindeki bekar kişiler, sürekli kavga eden evli çiftlere göre daha mutlu hissetmektedir. Sıcak ve samimi sosyal ortamlar içerisinde olmak, yaşam ömrünü uzatmaktadır.

3.      Sağlam Birliktelik Hafızayı Destekler

İnsan ilişkilerinin vücudumuz içerisinde en çok etkilediği kısım, beynimizdir. Beyin sağlığımızı korumak ve beynimize iyi bakmak, iyi bir hayat yaşamamız için gereklidir. Bu alanda da bir araştırma gerçekleştiren Waldinger, 50 yaşına kadar sağlam bir birliktelik yaşayan kişilerin hafızalarının, yaşamayan kişilere göre daha iyi olduğunu tespit etmiştir.

Waldinger sağlam birlikteliklerin hafızayı desteklediğini ispat ederken konuşmasında şöyle der:

‘’Zaman yok – hayat çok kısa – kavgalar, kalp kırmalar, özürler, hesap sormalar. Sadece sevmek için zaman var – ve fakat, sadece kısa anlar’’.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu