Aynada Kendinizi Beğenmediğiniz Günlerle Nasıl Başa Çıkıyorsunuz?

Güzel görünmek, kendimizi güzel hissetmek.. Hepimizi iyi hissettiren durumlar değil mi? Özellikle kadınların bu konuda ciddi bir mesai harcadığı bir gerçek. Ama kimse kendini her gün mükemmel hissedemez öyle değil mi? Sizin de kendinizi kötü hissettiğiniz, aynaya baktığınızda mutlu olmadığınız günler olmuyor mu? Bazen her zaman yaptığımız saçımız bir türlü şekil almaz. Hormonel ya da strese bağlı nedenlerden dolayı cildimizde istemediğimiz sivilceler çıkabilir. Her gün yaptığımız makyajın bir gün bize hiç yakışmadığını görüp sinirlenebiliriz. Hep giydiğimiz kıyafetlerimiz üzerimizde emanetmiş gibi durabilir. Böyle durumlarda sosyalleşmek istemeyebiliriz. Herkesin böyle günleri mutlaka olmuştur kabul edelim. Peki böyle günlerde ne yapıyorsunuz? Kendinizi eve mi kapatıyorsunuz? Gün boyu suratınızı mı asıyorsunuz?

Her insanı olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini, dış görünüşüne bakmadan sadece onu tanıyarak yargılamamız gerektiğini şimdiye kadar öğrenmemiz gerekirdi. Ama hala toplumda bu konuda önyargılar olduğunu maalesef ki biliyoruz.. Son dönemlerde hiç kişisel bakım markalarının reklamlarını izlediniz mi? Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu markalar artık kadınların güzellik algılarını yıkmak adına sosyal mesajlar vermeye başladılar. Bu duyarlılığı yükseltiyor ve önyargılarla savaşmaya devam ediyor.

Kötü Günlerinizle Mücadele Edebilmek Sizi Olgunlaştırır!

Sabah uyandınız ve ayna karşısına geçtiniz. Gördüğünüz manzara sizi hiç mutlu etmedi. Kendinizi kötü ve bakımsız hissediyorsunuz. Biliyoruz ki bu tüm gününüzü olumsuz etkileyebilir ve motivasyonunuzu düşürebilir. Hayal kırıklığına sebep olan aslında sizin aynada gördüğünüz görüntü değil. Toplum tarafından ister istemez size dayatılan bazı yargılar böyle hissetmenize neden oluyor. Kendiniz için hissetmeye başladığınız an kendinizi olduğunuz gibi tüm kusurlarınızla kabul edeceğinizi göreceksiniz.

Solgun bir cilt, şekle girmeyen saçlar, vücudunuzdaki bazı fazlalıklar size kendinizi kötü hissettirebilir. Ancak bu görüntüden sadece kendiniz rahatsız oluyorsanız ve değişimi kendiniz için istiyorsanız harekete geçmelisiniz. Yoksa toplum tarafından dayatılan yargılara bakarak hareket etmek zorunda hissediyorsanız elinizde kalan son özgüven kırıntısını da kaybedeceksiniz.

Hepimiz hayatımızı sosyal medya üzerinden yaşıyoruz. Gittiğimiz tatiller, mayolu pozlar, güzel makyajlar, imrendirecek bir vücut.. Sosyal medyada gördüklerinizin ne kadarı gerçek hiç düşündünüz mü? Özellikle filtreli yaşam artık insanlar için vazgeçilmez hale gelmişken gerçekten gördüklerinizi yaşamınızın bir parçası haline getirmeli misiniz? Size dayatılan yargıların ne kadarı doğal ve gerçek? Sosyal medya üzerinden paylaştığımız fotoğraflarımızın mükemmel olmasını bekliyoruz. Makyaj yapmadan, filtre kullanmadan fotoğraf paylaşmak ayıpmış gibi geliyor. Artık bu algıyı aşmanın ve hayatımızı olduğu gibi yaşamanın zamanı geldi. Kendinizi olduğunuz gibi kabul ettiğiniz ve korkularınızla yüzleştiğiniz zaman güzellik algısı sizin moralinizi bozamayacak. Hepimiz hayatımızı özgürce yaşamayı hakkediyoruz. Yüzünüzdeki sivilce izlerini, akşamdan kalma göz altlarınızı kapatmanız bir mecburiyet değil. 2020 yılında kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeye ne dersiniz? Böylece sadece gerçek problemlere kafa yoracak zamanınız olacak. Size dayatılanlara boyun eğmeyin. Yaşamınızı daha anlamlı kılacak ve kendinizi geliştirecek aktivitelere yeterince zaman ayırarak kişisel gelişiminiz i09çin adımlar atabilirsiniz.

Merve Kuruoğlu

merve-k29@hotmail.com