Kişisel Gelişim

Ayrılmak Yerine Neden Aldatıyoruz?

İkili ilişkiler içerisindeki en önemli problemlerden biri aldatmadır. Dünyanın neresine giderseniz gerek erkek gerek kadın açısından en yıkıcı ve yaralayıcı durumlardan biridir. Pek çoğumuz eşim, sevgilim ya da nişanlım beni asla aldatmaz diyerek düşünmekte ve buna inanmaktadır. Fakat aldatma, her ilişkide mevcuttur. Bir insan yalnızca bir başkasına his besleyerek hayatındaki insanı aldatmamaktadır. Yalan söylemek, kandırmak, ikili oynamak ya da arkadan iş çevirmek de bir aldatma modelidir.

Çoğumuz ilişkimizde aldattığımızı kabul etmek istemeyiz. Bunu kabullenmeye başlamak, bir tercih yapmak demektir. Kimse bu tercihi yapmak istemez ve bu nedenle ayrılmak yerine aldatmak daha tatlı gelir. Genellikle aldatan insanların evliliklerinde ya da aşk ilişkilerinde mutsuz olduklarına dair bir algı vardır fakat bu da yanlıştır. Çünkü her aldatma mutsuzluktan kaynaklanmaz. Kimi zaman doyumsuzluktan, kimi zaman kendi özel alanını koruma isteğinden, kimi zaman da bağlanma korkusundan aldatmalar yaşanabilmektedir.

Çiftlerin Yüzde 60’ı Aldatıyor

Yapılan araştırmalara göre sevgili ya da eş olan kişilerin yüzde 60’ı hayatlarındaki insanı fiziksel ya da ruhsal olarak en az 1 defa aldatıyor. Aldatmaların temel nedeni olarak ise ilişkilerdeki sınırlandırmalar görülüyor. İlişki içerisindeki sınırlar arttıkça aldatmalar da çoğalıyor. Aldatma her ne şekilde olursa olsun çiftleri dinlemek, yargılamamak ve asıl niyetin ne olduğunu öğrenmek gerekiyor.

Günümüzdeki ikili ilişkiler baz alındığında aldatmaların çok farklı sebeplerden oluştuğu görülebiliyor. Örneğin, birçok insan sırf özgürlüklerini ilişkileri içerisinde yaşayamadığı için aldatmaya başvurabiliyor. Kimi bireyler ise yenilik arayışında olması veya aradıkları duygusal bağı başka bir bedende bulduğu için aldatabiliyor. “Zenginim, karıma/kocama her istediğini veriyorum. Nasıl olur da eşim beni varlık yoksunu bir adam/kadın ile aldatır?” ya da “Bu kadında/adamda ne buldu ki beni aldattı?” gibi düşünceler içerisine girilmemesi gerekiyor. Çünkü her insanın, karşısındaki insana ne hissettirdiğini bilmek, o insanın nasıl bir etki altında bıraktığını anlamak neredeyse imkansızdır. Bu imkansızlık içerisinde erkek ya da kadın karşısındaki insanda değerli olduğunu hissedebilmekte, önemsendiğini düşünebilmekte ya da kendine güvendiğini yeniden görebilmektedir. Dolayısıyla her aldatma farklıdır ve farklı sebeplerden meydana gelebilmektedir.

Ayrılmak Yerine Aldatmak Yalnızlığı Gideriyor

Yine yapılan bir diğer araştırmaya göre insanların kendi içlerinde yaşamış olduğu yalnızlığı gidermek amacıyla aldattığını ortaya koyuyor. Çünkü pek çok insan “başka bir ben” arayışına olabiliyor. Örneğin, bir kadın ya da erkek aldatma eylemi içerisine girdiğinde ev içerisindeki halinden bunalmış, sorumluluklarından ötürü yorulmuş olabiliyor. Dışarıda farklı bir hayat olduğunu keşfettiğinde aldatmaya başvurabiliyor. Farklı bir hayat içerisinde insanın kendisini görmesi ve tanıması, insan temelindeki değer hissinin uyanmasına neden olabiliyor. Aslında kişi karşısındaki insanı değil, ev dışındaki kendisini arzuluyor. Bu da aldatmayı doğuruyor.

Aldatmak her ne şekilde olursa olsun doğru bir eylem olmasa da, tek yönlü değil çift taraflı bakılması gereken bir durumdur. Yalnızca aldatan taraf değil, aldatılan taraf da suçludur. İlişkiler daima dinamik yapıdadır. Bu dinamik yapının korunması, gün geçtikte değişime ve yeniliklere açık olunması gereklidir. Değişime ve yeniliklere kapalı kalmak, eş ile birlikte bu değişime uyum sağlayamamak daima aldatmayı beraberinde getirecektir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu