Yaşam

Az Düşün Uzun Yaşa

Kişisel ve profesyonel iş yaşamımız söz konusu olduğunda, bazı alanlarda daha derinlemesine düşünüyoruz. Özellikle söz konusu başarı, hedef ve hayaller olduğunda her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlama, programlama ve uygulama yöntemini tercih ediyoruz. Fakat kültürümüzde oldukça klasik bir atasözüne sahip olduğumuzu da hatırlatmak isterim sizlere; “Sakınan göze çöp batar.”

İngilizce’de “overthinking”, Türkçe’de “fazla/aşırı düşünme” olarak adlandırdığımız bu problem, hayatımızın olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilir. Öncelikle psikolojik olarak olumsuz etkilenilmesine sebep olabilir. Güzel bir şey hakkında tüm ayrıntıları düşünmek, güzelliğin mahvolmasına neden olabilir. Bu nedenle çok düşünmek, beraberinde çok kötülük getirebilir. Buna engel olmak gerekir. Çünkü çok düşünmek bir alışkanlık haline geldiğinde, günlük yaşamı fazlası ile olumsuz yönde etkileyen uyku problemleri, sürekli endişe ve kararsızlık halleri, anksiyete, depresyon ve benzeri psikolojik sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Kalıplarınızdan Kurtulun

Çok düşünmek, insanın kendisini verimsiz ya da sürekli olarak başarısız hissetmesine neden olan bir durumdur. Elbette yaşam içerisinde kriterlere ve belli sınırlara sahip olmak önemlidir. Fakat bu durumun da bir sınırı olmalıdır. Öncelikle kendinize şu bilinci yerleştirmelisiniz, bir konu hakkında aşırı düşünmek o konu hakkında bir noktaya ulaşmanızı sağlamayacaktır. Bu nedenle belli bir kalıp oluşturduğunuz zaman zihninizde, bu kalıba hemen ulaşamayacağınızın farkına varmalısınız.

Sahip olmak istediğiniz kalıp için mücadele ederken sosyal çevrenizden, kişiliğinizden, ailenizden vb. yaşamınız için değerli olan şeylerden kayıp yaşayabilirsiniz. Çünkü aşırı düşündüğünüzde, herkesin bir kusurunu görecek, kendinizi suçlamaya devam edeceksiniz. Gereksiz bir şekilde kendinizi strese sokmak yerine, sahip olmak istediğiniz kalıplara sığmaya çalışmamayı deneyin.

Kararlar Değişmek İçin Vardır

Çok düşünen insanların en büyük problemlerinden biri, sürekli olarak karar mekanizmalarını tek bir hedefe doğru yönlendirmeleridir. Çünkü ayrıntılı düşünebilmek için tek bir konuya yönelme ihtiyacı duyarlar. Bu durumda çevre ile olan bağlantılarını da kesebilirler. Hayal kurabilir ya da gerçekçi bir şekilde tüm olasılıkları hesaplayabilirler. Her ne olursa olsun hesaplanan tüm olasılıkları yanıltacak bir şeyle karşılaşılabilir. Çünkü yaşam fazlası ile değişkendir. Bu değişim, kararlar üzerinde de etkili olur. Dolayısıyla kararların değişmek ve değiştirilmek için var olduğunu, alınan kararların hiçbir zaman son olmayacağını bilmek faydalı olacaktır.

Bir karar aldığınızda o kararın tamamen birebir uygun şekilde gerçekleşeceğini düşünmek, büyük bir ahmaklıktır. Çünkü kararlarınızı bir tek kendi hayatınız değil, çevrenizdeki bulunan tanıdığınız ya da tanımadığınız ek çok kişi tepki gösterecektir. Dolayısıyla değişime açık olmak, şeffaf davranmak sizi bu lanetten kurtarabilir.

Yeni Alışkanlıklar Edinmek Daima İyidir

Fazlaca düşünecek zamanınız varsa, bu zamanı başla hobilere ve becerilere ayırabilirsiniz. Sürekli olarak bir konu hakkında düşündüğünüzü fark ettiğiniz her anda kendiniz için tercih ettiğiniz hobiyi ya da başka bir alışkanlığı gerçekleştirmek, zihninizin rahatlamasına yardımcı olacaktır.

Resim çizebilir, kitap okuyabilir, yeni bir dil öğrenebilirsiniz. Fakat bu durumlar overthinking sendromunuzu tetikliyor ise uzak da durmalısınız. Örneğin spor yapan kişiler spor esnasında pek çok düşünce içerisine girer. Zihinlerini ve bedenlerini negatif yönden korumak gerektiğinin farkında olurlar.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu