Kişisel Gelişim

Başkalarının Onayını Beklememeyi Öğrenin!

Hayatın yeterince karmaşık olduğu konusunda hepimizin hemfikir olduğunu düşünüyorum. Bu karmaşıklık içerisinde kötü bir gün geçirmeye kaçımızın tahammülü var? Kaçımız kötü bir gün geçirirken hiçbir şey olmamış gibi davranabiliyor? Şahsen, kötü bir gün geçirirken öfkemi kontrol altında tutmak için oldukça çaba gösteriyor fakat eskisi gibi tahammül edemiyorum. Üstelik herhangi biri yangına körükle gidercesine hakkımda kötü yorumlar yaptığında daha kötü bir güne sahip oluyorum. Peki neden? Neden bir başkasının düşüncesi beni bu kadar üzüyor?

Aslında pek çoğumuz bunu yaşıyoruz. Keyfimiz yerindeyken bir de olumlu yönde duygu ve düşüncelerimize hitap eden kişilerle vakit geçirdiğimizde, iltifat aldığımızda dünyamız daha da pozitif bir hale geliyor. Fakat kötü bir gün geçirirken ya da iyi bir günde bile biri olumsuz yönde eleştiri yaparsa kabuğumuza çekiliyoruz istemsizce. Neden bir başkasının düşüncesini bu kadar önemsiyoruz? Bir başkası bizim yalancı, başarısız ya da dedikoducu olduğumuzu düşünüyor ise biz gerçekten öyle mi oluyoruz?

Ayna Psikolojisi

Ben bu durumu ayna psikolojisine bağlıyorum. İnternetten ayna psikolojisi diye arattığınızda karşınıza çok farklı kavramlar çıkacaktır. O yüzden henüz bir araştırma yapmadan kendi teorimi ortaya koymak istiyorum. Şimdi hep birlikte hayal edelim. İyi bir gün yaşadığımızı düşünelim. Oldukça mutlu ve keyifliyiz… Karşı komşumuz kahve içmeye misafirliğe geldi, kendisini de oldukça seviyoruz. Bu kişi bizi görür görmez negatif bir yorum yaptı ve modumuz düştü. Acaba bu kişi o negatif yorumu gerçekten öyle olduğumuz için mi yaptı yoksa kendi hayatındaki kötülüğü bir ayna gibi bize yansıtmaya mı çalıştı?

Bana kalırsa doğru cevap cümlenin “ya da” kısmından sonra başlıyor. Ben bu duruma ayna psikolojisi diyorum. Bir insan hayatında mutluysa, huzurluysa, sağlıklıysa ya da keyifliyse diğer kişilere de iyi niyetle ve mutlulukla yaklaşıyor. Fakat o insan kötü bir gün geçiriyor ya da mutsuzsa, onu üzen ve kıran şeyler varsa tüm nefretini, öfkesini, mutsuzluğunu ve huzursuzluğunu bir anda önünüze kusabiliyor. Üstelik bu kişinin yakın ya da uzak olmasıyla da bir alakası yok. Bu kişi annenizde olabiliyor, bakkal Hüseyin Amca da…

Eğer sizi üzen biri varsa hayatınızda emin olun o da üzgün. O üzüntüyü bir şekilde karşısındakine yansıtması gerekiyor ve bunu sizi inciterek, kırarak ya da sizin de mutsuz olmanızı sağlayarak yapıyor. İnsan doğası gereği başkaları tarafından onaylanmak istemektedir. Lakin bu noktada sizi kimin onayladığı değil, o kişinin nasıl bir ruh hali ile sizi onayladığı mühimdir. Bundan da öte bir başkasının sizi onaylamasını beklemek, bana kalırsa elleri kelepçeli bir şekilde bekleyen mahkum olmaktan farksız bir durum.

Özgürlük Alanı Yaratmak

Kendi ihtiyaçlarınızı kendiniz karşılamaya başladığınızda kendinize ait bir özgürlük alanı yaratmış oluyorsunuz. Bu alan o kadar değerlidir ki o alanı herhangi biri ihlal etmeye kalktığında buna asla izin vermemelisiniz! Yaklaşık olarak üç yıldır bu alana sahip biri olarak söylemeliyim ki bir başkasının hakkımda yorum yapmasını gram önemsemiyorum. Siz de önemsememelisiniz. Hiç kimse yaptığım şeylerin, konuştuğum durumların ya da attığım adımların ben kadar ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu bilemez. Dolayısıyla bir yorum yapılıyorsa iyi veya kötü olarak, ben neden hayatımı öyle yaşamalıyım ki?

Neden hayatımı karşımdaki kişi üzücü konuşuyor ya da o öyle istemiyor diye değiştirmeliyim? Neden benim hayatım bir başkasının moduna göre değişsin?

Kendinize bu soruları sormanızı rica ediyorum. Hayatınız boyunca öğrenmeniz gereken belki de en önemli öğretilerden biri bu! Başkalarının onayını beklemeden yaşamayı öğrenin. Öğrenin ki özgürlük alanınız oluşsun. Bu alan içerisinde kendi kendinizi mutlu etmeli, kendi kendinizi iyileştirmeli ve kendi kendinize gülümsemeyi, düştüyseniz kalkmayı, ağlıyorsanız gözyaşlarınızı silmeyi öğrenin. Çünkü hiç kimse sizi kolunuzdan tutup ayağa kaldıracak ya da her ağladığınızda gözyaşlarınızı silecek kadar hayatınızda olmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu