Kişisel Gelişim

Bir Bağımlılık Türü: Duygu Bağımlılığı

Uyuşturucu bağımlılığı, alkol bağımlılığı, telefon bağımlılığı ya da alışveriş bağımlılığı… Pek çok bağımlılık türü mevcut. Peki duygu bağımlılığı hakkında ne biliyoruz? Aslında hepimiz, bazı duyguları yoğun bir şekilde hissediyoruz. Kimimiz mutluluğu, kimimiz mutsuzluğu ve kimimiz yalnızlığı… Her duygunun insan üzerindeki etkisi farklı oluyor. Yoğun bir şekilde yaşanan bu duygular, belli bir süre sonra zihnimizde yer ettiği için bağımlılık haline gelebiliyor. Alışkanlıkla başlayan o bağlılık, zamanla yaşamımızdaki en büyük sorun olabiliyor.

Yapılan araştırmalara göre, duygularımız sürekli olarak zaman içerisinde tekrar etmekte ve yoğun bir şekilde yaşanan duygular beyinde salgılanan hormonlar nedeniyle hissedilmektedir. Herhangi bir hormon fazla salgılandığında (tıpkı nikotin gibi) vücutta bağımlılık oluşmaktadır. Yani, duygu bağımlılığı hem fiziksel hem de psikolojik bir sorundur. Örnek vermemiz gerekir ise guatr ya da şeker hastalarının hormonlarında yaşanan fazlalık ya da eksik nedeniyle daha sinirli bir ruh haline sahip olduğu bilinmektedir. Bunu isteyerek yapmamakla birlikte, salgılanan hormonlar onları sinir duygusuna bağımlı hale getirmektedir. Böylelikle vücutta en yoğun yaşanan duygu, öfke olmaktadır. Bu durum zaman içerisinde bilinçaltınıza yerleşir ve siz farkında olmadan öfkelendiğiniz bir anda beyninizden hormon salgılanır. Çünkü beyin, o duyguyu hissettiğinizde hormon salgılamak zorundadır. Bu da bir alışkanlık haline gelmektedir. Siz farkında olmadan salgılanan o hormon ile öfkenizi yaşarsınız. İşte bu, duygu bağımlılığı olarak bilinmektedir.

Duygu Bağımlılığı Üstünde Güç Elde Edilebilir mi?

Evet, duygu bağımlılığı üstesinden gelinebilecek ve karşısında güç elde edilebilecek bir problemdir. Bunu sigara, alkol, uyuşturucu, telefon ya da alışveriş bağımlılığı gibi düşünebilirsiniz. Herkesin kötü bir alışkanlığı vardır ve bu alışkanlığın önüne geçilebilmektedir. Önemli olan şey, bu alanda farkındalık yaratmaktır.

Örneğin, sürekli olarak kuruntu yapan biriyseniz (ki ben öyleyim), bu kuruntunuzun aslında bir alışkanlık olduğunu farkında olmalısınız. Bir duygu bedeninizde ve zihninizde alışkanlık haline gelirse, yaşadığınız her olayda, her durumda beyniniz otomatik olarak o duyguyu hissetmenize neden olur. Mutsuz hissettiğiniz her konuda neden kuruntu yaptığınızı keşfetmelisiniz. Eğer zihniniz sizi kuruntu yapmaya teşvik ediyorsa, önceliğiniz kendinizle konuşmak olmalıdır.

  • “Bunu neden yapıyorum?”
  • “Bu beni nasıl hissettiriyor?”
  • “Neden kuruntu yapmaktan vazgeçmiyorum?”
  • “Her seferinde böyle olmak zorunda mı?”

Kendimize bu ve buna benzer sorular sormamız gerekir. Alacağımız cevaplar sonucunda da yoğun bir şekilde yaşadığımız duyguları kontrol altına almamız mümkündür. Fakat bu durum, burada okuduğunuz kadar kolay olmayacaktır. Mücadele etmeye hazır olmalısınız.

Kendine Sor: Neden Böyle Hissediyorsun?

Kendinize mutlaka sormalısınız, “Neden böyle hissediyorum?”. Pek çok duygu bağımlılığı yaşayan kişi, ya küçüklüğünde yaşadığı bir travmatik olay nedeniyle böyle olmakta ya da zamanında yaşadığı ve zihninden bir türlü çıkaramadığı bir olay nedeniyle yoğun bir şekilde duygularını yaşamaktadır. Peki, siz neden yaşıyorsunuz?

Sinirli, üzgün, stresli, mutsuz ya da öfkeli hissettiğiniz her an kendinize sorun, “Neden sinirleniyorum? Neden üzgünüm? Gerçekten üzüldüm mü? Gerçekten mutsuz oldum mu? Beni bu kadar mutsuz olmaya iten şey nedir?”

Bu sorular basit gibi görünse de kontrolü elinize almayı sağlayacaktır. Cevaptan çok sorular önemlidir. Doğru soruyu sorarsanız, doğru cevabı alır ve kararlarınızı da doğru yönde oluşturursunuz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu