Kültür/Sanat

Cross Race Effect: Başka Irkları Birbirinden Ayırt Edememek

Yani hangi ülke vatandaşı olursak olalım, diğer ırkları birbirinden ayırt etmekte zorluk çekeriz.

The Walking Dead’i izlemiş olanlara bir sahne hatırlatmak istiyorum. İlk sezonda karakterler yavaş yavaş tanışmaya başlar ve Daryl, Glenn’e “Çinli birine göre cesaretliymişsin.” der. Gleen ise “Koreli’yim ben” şeklinde cevap verir.

Yani hangi ülke vatandaşı olursak olalım, diğer ırkları birbirinden ayırt etmekte zorluk çekeriz. Bunun literatürdeki ismi ise, Cross Race Effect ya da Other Race Effect’tir.

Çoğu insan Japonlar, Çinliler ve Korelileri birbirinden ayırt etmekte zorlanırlar. Bizi de çoğunlukla Araplar ya da Gürcüler ile karıştırırlar. Bütün zencileri de birbirine benzetiyor olmamızı atlamamak gerekir.

Cross Race Effect, beynimizdeki pareidolia etkisi nedeniyle gerçekleşir. Yani karşılaştığımız bir duyumu, bildiğimiz bir örüntü, nesne, ya da anlam olarak yanlış algılarız. Mesela bulutları ya da patlamış mısırları nesnelere benzetir, cansız nesnelerde yüzler bulabiliriz. Cross Race Effect ise pareidolia benzeri etkiler ile yüzleri algılamaya çalıştığımız için gerçekleşir.

Eskiden psikolojik bir rahatsızlık olarak görülen pareidolia aslında yanlış da olsa yüz tanıma sistemimiz gibidir. Zihnimiz birbirinden anlamsız birtakım şeyleri anlamlı  hale getirmeye çalışır. Bazı bilim insanları, pareidolinın evrimsel süreçte beynimizin kendine benzer varlıkları tanımak için geliştirdiği bir özellik olduğunu düşünüyorlar. Bu konu hala insanların psikolojisi ve evrimi üzerine incelenmeye ve tartışılmaya devam etmektedir.

Beynimiz insanları tanırken, belirli bir kodlama üzerinden hareket ediyor. Aynı şekilde Zenciler ve Asyalılar da bizleri aynı görüyor olabilirler. Böyle söylendiğinde garip geliyor ancak dillerimizin de birbirinden farklı olması onlara bize zor geldiği kadar zor geliyor olabilir.

Cross Race Effect Neden Oluyor?

Yeni bir insanla tanıştığımızda onu, diğer insanlardan farklı olan özellikleri ile kodlama refleksine sahibizdir. Lise sınıfımızda aynı isim ve soy ismi taşıyan kız arkadaşlarımız vardı. Biri diğerine göre daha kilolu olduğu için diğer kız bizim için zayıf olandı. Birini tarif ederken de yine normalden farklı özelliklerinden yardım alırız. “Hafif kilolu, çok uzun boylu, esmer gibi.

Ten rengi, göz rengi ya da boy farklı herkeste aynı olmadığı için, beynimiz öne çıkan özellikleri ile kişileri kaydeder. Bu sayede o kişiyi fark etmemiz kolaylaşır. Suratında büyük bir doğum lekesi olan kişi yanımızdan geçtiğinde de o özelliği nedeniyle onu fark ederiz. Aşırı kısa ya da uzun boylu insanları kolaylıkla fark etmemizin nedeni, farklı olan özelliğinin nadirliğine göre değişir. Nadir özellikleri beynimiz daha kolay algılar.

Ülkemize okumak için gelen siyahi kişilere mutlaka rastlamışsınızdır. Onlar kendi ülkelerinde ten renkleriyle değil, burunlarının farklı olmasıyla dikkat çekip algılanıyor ya da hiç dikkat çekmiyor olabilir.

Bu nedenle çekik gözlü insanları, çekik gözlü olarak ayıran beynimiz, hepsinin aynı olduğunu varsayar. Çünkü o kişiyi o özellik ile kaydettikten sonra benzer özellikteki bireyle karıştırırız.

Kısa boylu ve geniş omuzlu olan biri ile tanıştığımızda istemsizce benzer özellik taşıyanları birbirine benzetmemiz kaçınılmazdır. Bu nedenle birinin bir fotoğraf gösterip, “sana çok benziyor” demesine şaşırmamak gerekir. Muhtemelen o kişi belirgin özelliğiniz üzerinden bu yorumu yapar ve bu özellik ile çok karşılaşmamıştır.

Göz renginizin yaygın olarak gördüğümüz kahverengi olduğunu varsayarsak, göz rengi üzerinden benzetme yapmamız, nadir olmadığı ve bir kodlama durumu oluşturmadığı için mümkün olmaz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu