Kişisel Gelişim

Düşünmeyi Durdurmanın Bir Yolu Var mı?

Pişmanlıklar, üzüntüler, kırgınlıklar, kızgınlıklar ve nice olumsuz duygu, kimi zaman zihniniz içerisinde hapsolmanıza neden olabilir. Sürekli olarak düşünmek, ruhen ve zihnen yorulmanıza da neden olur. Kendinizi fazlasıyla rahatsız, fazlasıyla huzursuz ve mutsuz hissedersiniz. Dolayısıyla iş yerindeki ve özel yaşamınızdaki motivasyonunuz, performansınız ve verimliliğiniz de düşecektir.

Arada bir düşünmeyi durdurmak da gerekir. Zihninizi tamamen boşaltmak, huzurlu bir uykuya dalmak ya da ofiste vereceğiniz 5 dakikalık mola içerisinde hiçbir şey düşünmeden öylece boş bir şekilde oturmak isteyebilirsiniz. Çoğu zaman yapılan içsel monologlar oldukça kırıcı, incitici ve yıpratıcı olabilir. Bunları durdurmanın bir yolu var mıdır diye sorarsanız, elbette!

Aşırı Düşünmek Tehlike Yaratır

Korkmak ve endişelenmek, en yıkıcı ve yıpratıcı iki duygudur. İş hayatındaki stres ve baskı bu iki duyguyu yoğun bir şekilde hissetmenize neden olabilir. Sunum yapacağınız zaman topluluk önünde konuşmaktan korkabilir, salak gibi görünmekten endişe duyabilir ya da kalabalık bir ortam içerisindeyken eleştiri almaktan korkabilirsiniz. Tüm bu durumlar, yaşadığınız stres seviyesini arttır. Dolayısıyla günün sonunda yorgun bir zihin ile evinize geri dönüş yaparsınız fakat bu sefer de uykularınız yarınki iş stresi sebebiyle bölünür.

Oldukça can sıkıcı olan bu durum, belli bir zamandan sonra tehlike yaratır çünkü, kişilik ve ruhsal bozukluklara neden olabilir. Aynı zamanda çalışmamak ya da iş değiştirmek adına sürekli olarak bahane üretmenizi ve iş yerinden kaçma isteğinizi arttırabilir. Bu da iş yaşamınızı tamamen olumsuz yönde etkileyecektir.

Fark Etmeyi Öğren

Düşünceleriniz arasında sıkışıp kaldığınızda, bu duruma neden geldiğinizi fark etmeyi öğrenmelisiniz. Çok düşünmeye başladığınız an, kendinizi durdurmayı öğrenin. Farkındalık yaratmak, bir şeylere başlamanın ya da son vermenin ilk adımıdır. Dolayısıyla, fark etmeyi bilin. Kendinize “Neden sürekli düşünmek zorunda kalıyorum?” sorusunu sorun. Belki de omuzlarınızda taşıdığınız sorumluluk size göre oldukça fazladır ya da yaptığınız iş size çok ağır geliyordur… Belki de iş yerinizden ya da çalışma arkadaşlarınızdan memnun değilsinizdir. Bu noktada düşünme şeklinizi değiştirin. Kendinize “Yapamazsın, başaramazsın” şeklinde cümleler söylemekten vazgeçin.

Aynı olaya ya da duruma takılı kalmayın. Takıntılı bir ruh haline bürünmek, sürekli olarak o anı aklınıza getirmeye ve sürekli olarak da kendinizi üzmeye ya da kırmaya neden olur. Aklınızdan durup durup geçirdiğiniz o olay, endişenizi ve hiç olmadık konularda kuruntu yapmanıza sebebiyet verir. Bunu engellemek, kuruntu yaptığınızı fark etmekle başlar.

Meydan Oku

Olumsuz düşünceler içerisine girdiğinizde, bu düşüncelere karşı meydan okumayı da öğrenmelisiniz. Bir hastalığınız ya da özel bir durumunuz (ölüm, doğum, düğün vb. gibi) olmadığı zamanlarda beklenen performansı gösteremiyor ya da takım arkadaşlarınızın şakalarını, eleştirilerini yanlış anlamaya başlıyorsanız demek ki bir yerlerde problem var demektir.

Meydan okurken problemlerin çözümlerine odaklanmak da önemlidir. Neyi, ne şekilde çözeceğinizi bilirseniz stratejik alandaki becerilerinizi, yeteneklerinizi, içsel motivasyonunuzu ve performansınızı arttırmanız da mümkündür. Eğer bir şey düşünmek istiyorsanız, düşüncelerinizi durduramıyorsanız kendinizi çözüm bulmaya odaklayın.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu