İlişkilerden Korkmak: Neden Mutlu Değiliz?

Sağımız, solumuz, arkamız ve önümüz tamamen biten ilişkiler ile dolu bir hale geldi. İnsanlara karşı sevgimiz, güvenimiz, saygımız azaldı. Çünkü denemeyi bıraktık. Çünkü aldatıldık ve kandırıldık. Bir daha kötü olaylar yaşamamak adına insanlardan uzak kalmayı tercih ettik.

Her ne kadar insanlar aldatıldığını, yalan söylendiğini ya da o ilişki içerisinde hak ettiği değeri görmediğini söylese de aslında bir ilişkinin bitmesinin 4 temel nedeni vardır, bunlar:

  1. Kendimizi gözümüzde büyütmek
  2. İlişkimize dair aşırı beklenti içerisine girmek
  3. Duygusal açıdan yetersiz hissetmek/hissettirmek
  4. Korkularımızı gizlemek için aşkı/sevgiyi kullanmak

Bu 4 temel nedenin oluşmasında ise etkili olan korkular, duygular ve düşünceler bulunmaktadır. Peki bunlar neler?

Gereksiz Olmaktan Korkmak

Gereksiz olmaktan ya da istenmeyen, sevilmeyen, değersiz olmaktan korkan insanlarız. Bu nedenle gerçekten neden karşımızdaki insanı tercih ettiğimizi bilmiyoruz. Doğru kararlar almadığımız için anlık ihtiyaçlarımız doğrultusunda o kişiyi tercih ediyoruz. Bu durumun sonucu da mutlaka hüsran oluyor.

Herkes gereksiz hissetmekten korkar. Herkes değerli görülmek, saygı duyulmak, sevilmek ister. Hepimizin karşımızdaki insandan beklediği şey budur. Bir insan bunu bize vermediğinde ise ona “aşk” demekten vazgeçmemiz gerekir. Reddedilmeye alışmamız şart. Eğer bir insan bizi reddediyor ise bu gerçekten bizi istemediği içindir, herhangi bir şekilde ısrar edilmesini beklediği için değil…

Böyle bir durumda yapmanız gereken tek şey kendinizi sevmektir. Eğer kendinizi sevmezseniz, bir başkasını sevmeniz mümkün değildir. Bu aynı zamanda bir paradokstur. Başkasını sevemiyorsanız, kendinizi de sevmiyorsunuz demektir. İçinizde bir yerlerde “öz sevgi” kavramı oldukça eksiktir. Kendinizi sevmeniz, saygı duymanız ve güvenmeniz, bir başkasını sevmenizden, saygı duymanızdan ve güvenmenizden her zaman daha önemlidir. Unutmayın ki aşk bir bencilliktir. Sevgi bir bencilliktir. Önce kendinize sonra başkalarına hislerinizi yansıtmanız gerekir.

Anlaşılamamaktan Korkmak

Anlaşılamamaktan ya da bir başka şekilde söylemek gerekir ise gerçekten sizi tanıyamayan, sizi sevmeyen, istemeyen biri ile sevgili olmaktan korkuyoruz. Aslında böyle bir durumda tek istediğimiz bizi biz olduğumuz için seven biri ile olmak! Dinlenmek istiyoruz, konuşmak istiyoruz, özgün olmak istiyoruz. Kendimizi “özel” hissetmek istiyoruz. Muazzam bir kişiliğe sahip olmadığımızı düşünüp, insanlara yaklaşmaktan çekiniyoruz. Oysa yapmamız gereken tek şey öz farkındalık yaratıp gerçek yeteneklerimizi keşfetmek!

Kendinizi küçümseyen, sürekli olarak bir şeyleri takıntı haline getiren biri olmak, zaman içerisinde kendinize duyduğunuz özgüveni kaybetmenize neden olur ve böyle biri ile kimse ilişki yaşamak istemez. O halde yapmanız gereken şey, kendinize her gün yeni hedefler ve idealler belirlemek, sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizde kendinizi ödüllendirmek ve kendi benliğinizi anlatmak için çabalamamak. Bırakın karşınızdaki insan sizi tanımaya ve anlamaya çalışsın. Siz sadece rehberlik görevinizi yerine getirin ve onlara doğru yolu gösterin.

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com