İş Yaşamında Güçlü Olmak İçin: Psikolojik Dayanıklılık

İş yaşamında güçlü olan insanlar takım arkadaşlarının içerisinde ön plana çıkar. Bu kişiler iş yaşamındaki strese ve yoğun baskıya karşı dayanma gücüne sahip olurlar. Odak seviyeleri yüksek olmakla birlikte sınırlarını, alabilecekleri riskleri bilirler. Büyük bir hassasiyet ile çalışma alanlarına yaklaşırlar.

Çalışma alanı içerisinde ya da dışında psikolojik dayanıklılık kavramı önem taşımaktadır. Bu dayanıklılık ile güçlü olmak direkt olarak doğru orantı içerisindedir. Güçlü olmak beraberinde psikolojik dayanıklılık getireceği için bireyler iş yerindeki mobbing uygulamalarına karşı da nasıl mücadele edeceklerini ya da baskı ortamında nasıl hareket edeceklerini bilirler.

Cornell Üniversitesi’nde Felsefe Profesörü olan Rachana Kamtekar, güçlü karakter ve psikolojik dayanıklılık üzerine çalışma gerçekleştirmiş ve Aristotales’in “Nikomakhos’a Etik” adlı eserinden yola çıkmıştır. Hayatta erdemli olmanın “iyi” biri olmak anlamına geldiğini açıklayan bu eser, dünyada gerçekten iyi olan şeylerin ne olduğunu görmeyi anlatmaktadır. İyileri takip etmek ve alışkanlıkları da bu yönde düzenlemek, psikolojik dayanıklılık kazanmaya etki eder. Çünkü iyiyi takip etmek bir alışkanlık haline getirilirse, güçlü olmayı da sağlar. Kamtekar, güçlü bir karakter için kendi özünü kaybetmemeyi önermekte ve iyiyi bulmayı hedeflemeyi söylemektedir.

Kaçırılmayacak Fırsatlar

Ralph Waldo Emerson der ki, “Kötü zamanların bilimsel bir değeri vardır. Bunlar, öğrenmek konusunda iyi olan birinin kaçırmayacağı fırsatlardır”. Bu noktada insan zihninin bir ağaç gibi hür ve dallara ayrılan biçimde olduğunu özümsemek gerekir. Kötü zamanlar yaşamanın da bir değeri vardır. İş hayatı kötülüklerle doludur ve tıpkı ağaç gibidir. Ağacın kökü, içinize kadar işler. Bu kök ne kadar güçlü olursa, iş yaşamında da o kadar güçlü olursunuz. Köklerinizi toprağın altına salmadan dallarınızın uzaması mümkün değildir. Bu nedenle önce köke, güce odaklamanız gerekir.

Son zamanlar içerisinde psikolojik dayanıklılık kavramının bu denli önemli hale gelmesinin sebebi gelişen teknoloji ile beraber iş yaşamındaki stresin ve baskının artmasıdır. Stres ve baskı arttıkça, bireylerin bu durumla mücadele etmesi zorlaşır. Zihinlerimiz hassastır. Dünya, hassas bireyler için de zordur. Dallanan bir ağaca sahip olmak için bu zorluğa karşı mücadele etmek gerekir. Çoğu personel, dayanıklılığının da farkında değildir. Oysa optimal seviyede herkes dayanıklıdır fakat, dayanıklılığını sergileme noktası farklıdır. Bu nedenle yaşanan stres kimi personel için normal iken kimi personel için olağan dışı bir durumdur. Bunun sebebi de psikolojik dayanıklılık noktasının farklı olmasıdır.

Gerçeklerle Yüzleşmek

Psikolojik yönden dayanıklı olmak bir nevi gerçeklerle her an, her yerde yüzleşebilme becerisine de sahip olmak demektir. İş hayatında ve özel yaşamda sahip olunan ilişkiler, her iki yaşamdaki psikolojik durum, sosyal ve profesyonel çevredeki bireylerin psikolojisi ve diğer nedenler dayanıklılığı etkiler. İç ve dış çevreden gelen her hal, hareket ve tutum dayanıklılığınızı sınamanıza neden olur. Dolayısıyla her durumda pozitif bir düşünceye sahip olmak zor bir hale gelir. Çünkü ortada gerçekler vardır.

İnsanlar, hedef oluştururken hayal ve gerçek arasındaki ince noktada ne zaman dayanıklılık göstermesi gerektiğini bilmelidir. Bu nedenle psikolojik yönden güçlü olmak, iş hayatında da güçlü olmayı beraberinde getirecektir.

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com