Kişisel Gelişim

İşler Kötüye Gidiyorsa Oradan Gelecek Birkaç İyilik Vardır

İnsan yaşamında yüzde 100 mutluluk diye bir kavram ne yazık ki yoktur. Eğer sizlere “Bunu yaparsan kesin mutlu olursun” ya da “Yüzde 100 mutluluk istiyorsan bunu yapmalısın” diyen biri varsa, bilin ki yalan söylüyordur. Eğer bir şey sorunsuz bir şekilde ilerliyor, karşınıza hiçbir sorun çıkmıyorsa doğru yolda olmadığınızın da bir kanıtıdır.

Bir Şeylere Ulaşma Amacı

Gerek iş yaşamınızda gerek kişisel hayatınızda bir şeylere ulaşma amacında olduğunuzu fark ettiniz mi hiç? Bir bardak su almak için bile mutfağa doğru yönelmeniz bir hedef, bir amaçtır. Bu amaca ulaşmak için ne yapmanız gerekir? Harekete geçmek! Eğer başarı elde etmek istiyorsanız, harekete geçmeniz gerekir. Bu oldukça düz bir mantıktır. Bir şey istiyorsanız, bir şey yapmanız gerekir.

Bu yaptığınız şey, sizi doğru yola götürecek diye bir kural da yoktur. Kimi zaman kötü şeyler yaparak da amacınıza ulaşabilirsiniz. Bir nevi Yin-Yang gibi düşünülebilir. Nasıl ki her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde de bir iyilik varsa, sizi doğru yola götürecek olan kötü bir yol da vardır.

Jocko Wilink tarafından kaleme alınan “Discipline Equals Freedom: Field Manual (Disiplin Eşittir Özgürlük: El Kitabı)” kitabında da bu durum şu kelimelerle ifade edilmektedir:

“…işler kötüye gittiğinde, ondan gelecek bazı iyi şeyler olacak.”

Yılanın Başını Küçükken Ezmek Gerekir

İş yaşamınızla kişisel yaşamınızı bir denge haline getiremiyorsanız, şikayet etme alışkanlığınız var demektir. Şikayet etmek, giderek artan ve bir anda yayılan virüs gibidir. Çoğalır, çoğalır ve çoğalır… Çoğalan bu durum bir süre sonra motivasyon düşüklüğü yaşamanıza da sebep olur ve size “Nasıl olsa gerçekleşmeyecek, nasıl olsa başaramayacağım” algısı yaratır. Belli bir zaman zarfından sonra bir de bakarsınız ki, hedeflerinizin hiçbirini yerine getiremiyorsunuz ya da az önceki verdiğim örnek gibi, mutfaktan su almaya bile gitmiyorsunuz!

O zaman burada alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerektiğini fark etmeniz gerekir. Şikayet etmek bir davranış, bir alışkanlıktır. Bu alışkanlığı değiştirmek de uzun bir süreci kapsar. Bilimsel olarak bir insanın herhangi bir davranışını değiştirmesi ve bu alışkanlığı kalıcı hale getirmesi için 21 güne ihtiyacı vardır. Peki siz, 21 günde şikayet etme alışkanlığınızdan vazgeçebilir misiniz?

Eğer kariyer yaşamınızda bir şeylerden sürekli olarak şikayet ediyor, sürekli olarak kötü şeyler yaşıyor ve bir şeyler hep yanlış gidiyorsa Jocko Wilink bu konuda bazı önerilerde bulunuyor. Bu öneriler şu şekilde yer alıyor:

Ah, şirketteki o istediğiniz görev iptal mi edildi? İyi. Başka birine odaklanabiliriz.

Terfi alamadın mı? İyi. Bu iyileşmek için daha fazla zaman demek.

İşiniz finanse edilmedi mi? İyi. Daha fazla şirketin sahibiyiz.

İstediğin işe kabul edilmedin mi? İyi. Dışarı çıkın, daha fazla deneyim kazanın, daha iyi bir özgeçmiş oluşturun.

Mağlup mu oldun? İyi. Öğrendik.

Beklenmeyen sorunlar mı var? İyi. Bir çözüm bulma fırsatımız var.

Burada dikkat etmeniz gereken kelime “İYİ” olmalı. Yaşanan bir kötülüğün, olumsuzluğun ardından iyiye odaklanabildiğiniz müddetçe hedeflerinizde ilerleyebilirsiniz. Bu aynı zamanda yaşanan olumsuzluğa karşı adaptasyon kazanmanızı sağlar ya da adapte olma sürecinizi de hızlandırır.

Mutfağa su almaya giderken bardağı mı kırdınız? İyi! Yeni bir bardağın sahibi olmak için en güzel gün olabilir. Bir markete gidin ve kırılan bardağınızın yerine güzel bir bardak alın. Bir süre sonra tüm kötülüklerin güzelleştiğini görebilirsiniz…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu