Kişisel Gelişim

Laura Mae Martin’den Zaman Yönetimi İpuçları!

Google şirket yöneticilerine vermiş olduğu zaman yönetimi dersleriyle tanınan Laura Mae Martin, küçüklüğünden beri görev optimize etmek ve verimlilik alanında başarılı olmak konusunda uzman insanlardan biri olarak yer alıyor.

Günümüzde Google şirketinde 15 kişilik bir ekibe liderlik yapan Martin, Google şirket personellerinin, çalışma saatleri içerisindeyken Martin’e ayıracakları zamanın yüzde 20’sini kullanarak kendi icat etmiş olduğu rolde danışmanlık yapmaktadır.

Bu rol icadından önce Google şirketinde çeşitli alanlarda satış ve yönetim işlerini gerçekleştiren ve Gmail organizasyonu ve üretkenliğine dair sık sık ipuçları ve öneriler veren Martin, koçluk dönemine geçiş yaptıktan sonra şu ifadeleri kullanmıştır, “Yeteneğiniz açıkça bu konudaki düşünme biçiminiz ve Gmail’i bunun için sadece araç olarak kullanıyorsunuz.”

Koçluk dönemi içerisinde yaratmış olduğu farkındalık sayesinde kendisini hale geliştirebildiği ve şu an, “bilinçli verimlilik” olarak adlandırmış olduğu kendi zaman yönetimi teorisi üzerine çalışan Martin, zaman yönetimine dair başarılı ipuçlarını paylaşarak, personellerin daha üstün başarı sağlayabileceğini de belirtiyor.

Üretken Bir Günün Tanımı

Çalışma hayatındaki personeller için üretken bir gün demek, yapılacaklar listesini tamamlamak ya da hedeflere ulaşmak demektir. Fakat Martin, bu konuda aynı fikri paylaşmıyor. Eğer bütün bir gününüzü sinemada geçirmeyi hedeflediyseniz ve bütün gününüzü bu işe ayırdıysanız, işte o gün üretken bir gün olarak sayılıyor. Martin, üretkenliği ve verimliliği “yapılmak istenen şeyi bilmek ve onu yapmak” olarak tanımlıyor ve şunu ekliyor, “Eğer hedeflerinizden biri buysa, takviminize eklemelisiniz.”

Elbette bunlar içerisinde mutlaka bir yapılacaklar listenizin bulunması gerekiyor. Bu listenin dışındaki boş zamanları sosyal medyada takılarak ya da mesajlarınızı kontrol ederek harcamanın bir zaman kaybından ibaret olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? İşte bu durumda da “döngü” kavramı ortaya çıkıyor.

İnsanların rutin olarak yerine getirmesi gereken temel ihtiyaçları ve alışkanlıkları vardır. Yemek yemek, uyumak, kitap okumak, spor yapmak ya da işe gitmek gibi… Sürekli olarak aynı marketten gazete satın almak ya da her Pazar gecesi film izlemek de buna dahildir. Bu döngüleri gerçekleştirirken aklınıza yeni bir fikrin gelme olasılığı neredeyse yüzde 80’lik bir ihtimal taşıyor. Bunun temel nedeni de tamamen zihinsel koruma! Zihinsel koruma düşüşe geçtiğinde insanlar bilinçli olarak bilinçsiz bir şekilde düşünmeye başlıyor.

Bilinçli Olarak Bilinçsiz Düşünme

“Bilinçli olarak bilinçsiz düşünme” kavramı sizlere farklı gelebilir. Fakat bu kavram aslında gün içerisinde pek çok kişinin yaptığı bir durum. Film izlemek bilinçli bir hareketken, o sırada mısır yemeyi düşünmeniz bilinçsiz bir hareket olarak yer alıyor. Bilinçli bir hareket esnasında beyninizden istemsiz düşünce geçişine verilen teorik bir ad olarak biliniyor. Üstelik bu teori, pek çok psikolog ve bilim insanı tarafından test edilmiş ve onaylanmış!

Martin bu konuda da insanların bilinçli olarak bilinçsiz düşünme eylemine geçtikleri zamanın “duş aldıkları” zaman olduğunu belirtiyor. Bedeniniz duşta olsa bile beyniniz o an her yerde olabilir ve bu bir döngüden meydana gelir. Beyninizde yeni fikirler oluşmasını sağlayan bu döngüyü kontrol etmek ve dikkatli olmak, zaman yönetiminde başarı sağlıyor. Martin bu konuda, “Ben buna ‘bir döngü açmak’ diyorum, bu da beyninize yeni bağlantılar kurmak için boşluk verdiğiniz anlamına geliyor. E-postalarınızı yanıtladığınızda veya bir toplantıya gittiğinizde döngüyü kapatıyorsunuz. Bir denge bulmak önemlidir, bu yüzden her toplantıya evet derseniz, ne zaman kendinize bir döngü açacaksınız?” ifadelerini kullanmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu