Mutlu Olmak İçin Mutsuz Olmak Gerekir

“En büyük mutluluk, mutsuzluğun kaynağını bilmektir.”
Dostoyevski

Mutluluk, bakıldığında çok basit bir kavram gibi gelir fakat ulaşması zor bir yolculuktur. Herkes mutluluğu yakalamak, mutlu olduğu noktaya varmak ister. Mutlu olmak varılacak bir nokta değildir hiçbir zaman. Yapılan bir yolculuktur. Bu yolculuk içerisinde mutlu olduğumuz kadar mutsuz olmamız da gerekir. Çünkü ömründe mutsuzluğun ne demek olduğunu bilmeyen birine, mutlu olmanın ne demek olduğunu anlatmak imkansızdır.

Dolayısıyla hayatımızda yaşadığımız mutsuzluklara karşı bir gard almak yerine, onları sevip, kabullenmemiz gerekir. Çünkü mutsuzluğun içerisinde mutluluk gizlidir. Bir insan gülümsemek için önce ağlamayı öğrenmelidir. Koşmak için yürümeyi, yüzmek için boğulmayı öğrenmek gibi bir durumdur bu. Deniz suyunu yutmadan yüzmeyi öğrenebilen var mıdır? Acı biberi yemeden acı olduğunu bilen? İşte mutlu olmak da böyledir. Mutsuz olmayı bilmiyorsanız, mutlu olmayı da bilmiyorsunuz demektir.

Mutlu Olmak Bir Seçimdir

Mutlu olmak hayatımızda yapabileceğimiz seçimlerden biridir. Hayatımızda karmaşa, tartışma veya çatışma söz konusu olduğunda önümüzde iki yol vardır; ya mutsuz olacak ve tüm karmaşa, kaos içerisinde kalacağız ya da tüm karmaşa ve kaostan uzaklaşacak mutlu olma yolunu seçeceğiz.

“Mutlu olmanın iki yolu vardır: Ya arzularımızı azaltmak ya da imkanlarımızı çoğaltmak.”
– Benjamin Franklin

Benjamin Franklin’in de dediği kadar basittir aslında mutluluk formülü. İmkanlarımızı arttıramıyorsak bile bile lades oluyoruz demektir. Arzularımız çoğaldığı halde yerimizde sayıyorsak mutluluk da bir o kadar uzak demektir bizlere. Dolayısı ile mutlu olmak bir seçim yapmaktır hayatta. Eğer bu seçimi düzgün yapabilirsek, yüzümüzden gülümseme hiçbir zaman eksik olmayacaktır. Fakat eksik olmadan da mutluluğun anlamını bilmek imkansızdır. Bu durumu bir paradoks gibi düşünmek gerekir. Bu paradoks içerisindeki en önemli ayrıntı, mutluluk seçimi yaparken kendimizi hırpalamamaktır. Yani kaos ve karmaşa ortamı içerisinde bulunmamak!

Mutsuzluk Geçmişte Yaşamaktır

Yaşadığımız her an geçicidir. Mutluluk ve mutsuzluk kavramları da geçicidir bu nedenle. Geçici olan bir şeyi tekerrür haline getirmek ise yapabileceğimiz en büyük hatalardan biridir. Gülümseme, ağlama, kızgın olma, sinirlenme, mutlu ya da mutsuz olmak gibi tüm eylemler anlıktır ve hissedilme süresi vardır. Bu nedenle mutsuz olduğunuzda, sizi mutsuz eden şeyi hissetmeye ve bu duruma üzülmeye devam ediyorsanız, geçmişte yaşıyorsunuz demektir.

Elbette dünümüz, bugünümüz ve yarınımız ile bir bütünlük içerisinde hayatlarımızı devam ettiriyoruz. Fakat dün yaşanan acıları ve üzüntüleri bugüne taşımak, yarının da mahvolmasına neden olacaktır. Bu nedenle mutlu olmak için altın kural, mutsuz olunan her konuyu geçmişte bırakmaktan geçer. Geleceğin mutluluk getireceğine inanmak gerekir. Çünkü insanı motive eden şey, umuttur. Umut, nefes aldığımız sürece bizlere “yeniden başlama” fikrini verir. Bu fikre sahip olmak da mutlu olmak için çabalamamızı sağlar. Dolayısı ile biraz çaba ile elde edilemeyecek hiçbir mutluluk olmadığı sonucunda kendimizi buluruz…