Neden Sürekli Olarak Mutlu Olmaya Çalışmaktan Vazgeçmeniz Gerekir?

Mutluluk ve mutlu olmaya çalışma çabası, insanların temelinde yatan en büyük duygudur. İnsan mutlu olmak için yaşar, uyur, uyanır, evlenir ya da bir okul okur. İnsanlar, mutlu olamayacağı işleri yapmaktan hoşlanmaz ve bir süre sonra o işi yapmaktan vazgeçer. Fakat hayat her zaman için mutlu anlar ile dolu değildir. Sürekli olarak mutluluğu aramak ve mutluluğa ulaşmaya çalışmak, bir süre sonra insanın içsel huzurunu kaybetmesine sebep olur. Kendinizden emin olamaz, varlığınızdan tatmin olamazsınız.

Yol haritası bulunmayan tek yol mutluluktur. Hayatın büyük bir çoğunluğu aldığınız riskler doğrultusunda yaşadıklarınızdan ibarettir. Sonunda üzülüp üzülmeyeceğinizi bilmediğiniz kararlar alarak, deneyim elde edersiniz. Günümüzde bu duygu, pazarlama yöntemi olarak kullanılmakta ve insanlara bu duygunun “bir amaç” olduğu hakkında algı oluşturulmaktadır. Örneğin, “ X model telefon al ve hayatına mutluluk kat!” gibi…

Sürekli olarak bu duyguya ulaşmaya çalışmaktan vazgeçilmelidir. Çünkü günümüzde zevk ile mutluluk kavramı birbirine fazlasıyla karıştırılmaktadır ve mutlu olmak, basit bir kavram değildir. Zevklerinizi gerçekleştirdiğinizde elde ettiğiniz “tatmin olma” hissi ile bu duygu birbirine karıştırılmamalıdır. İyi bir yemek yediğinizde, çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla kahve içip sohbet ettiğinizde, sevdiğiniz film televizyonda yayınlandığında ya da dinlemekten büyük bir keyif aldığınız müzik radyoda çıktığında hissettiğiniz his mutluluk değildir. Sadece “tatmin olma” hissinin sizde yarattığı bir etkidir.

Zevk almak, mutluluğun bir alt basamağıdır. Arada çok ince bir çizgi bulunur. Yeni bir ayakkabı aldığınızda bundan zevk alırsınız. Fakat bu gerçek mutluluk değildir. Araştırmalara göre insanlar maddi ve manevi olarak tatmin edildiği zaman mutlu olduğunu hissedebilmektedir. Bir insanın gerçekten mutluluğu elde edebilmesi için beklentilerini düşürmesi gerekir.

Düşük beklenti sahibi olmak kendinizi diğer insanlarla kıyaslamanıza da engel olur. Sürekli olarak “Neden ben mutlu değilim” ya da “X, benden neden daha mutlu? Ben neyi yapamıyorum?” düşüncesine kapılmanızı önler. Başkalarının hayatlarına karşı kendinizi yetersiz ve eksik hissetmenize engel olur.

Pozitif düşünce yapısına sahip olmak, mutlu olmaktan daha önemlidir. Gerçek mutluluğu yakalamanın en iyi yolu, karşılaşılan problemlere karşı daima pozitif bakış açısına sahip olarak yaklaşmaktadır. Fırsatları kaçırabilirsiniz, istediğiniz ürünü satın alamayabilirsiniz ya da başvuru yaptığınız şirketten ret cevabı alabilirsiniz. Tüm bunlar negatif düşüncelere kapılmanıza sebep olabilir. Negatif olmak yerine pozitif olmalı, beklentilerinizi en aza indirerek soruna değil çözüme odaklanmayı tercih etmelisiniz.

Negatif düşüncelerden kurtulmanın da tek yolu, ideal benliğe ulaşmaktır. İdeal benlik, aslında var olan karakteriniz, kişiliğiniz ve özelliklerinizdir. Örneğin yeni biriyle tanıştığınız zaman, sırf o mavi rengi seviyor diye mavi gömlek giymek yerine kendi sevdiğiniz renkte bir gömleği tercih etmelisiniz. İdeal benliğe ulaştığınız takdirde kendinizi mutlu etmek için bir sebep aramazsınız, zaten mutlu olacağınız şeyleri yapar ve hayatınızı bu şekilde geçirirsiniz.

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com