Kişisel Gelişim

Olumsuz Eleştirileri Avantajlı Hale Getirin!

Olumsuz eleştiri almak oldukça tatsız bir durumdur. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda öfkelenir, kendimizi savunur ya da motive olarak kendimizi suçlayabiliriz. Günümüzde ne olduğumuza dair yapılan eleştirilerin çok sık yapıldığı bu dünya düzeni içerisinde, hangi eleştirinin gerçek olduğunu anlamak da daha zor bir hale geldi. Kimin doğru kimin yalan bir şekilde eleştiri yaptığını anlamak bir hayli zor… Fakat tüm bunlara rağmen olumsuz eleştirileri avantajlı hale getirebiliriz.

Utanç Duygusu Tetikleniyor

İyi ya da kötü fark etmeksizin eleştiri aldığımız zaman utanç duygumuz ortaya çıkıyor. Bunun sebebi, sinirlerimizden kaynaklanıyor. Zihnimizde sinirlere çarpa çarpa ilerleyen o eleştiri, utancımızı gün yüzüne çıkarıyor. Bizler de o anı gizlemek adına çeşitli şekillerde tepki veriyoruz.

Verdiğimiz tepkiler kimi zaman karşımızdaki kişiyi suçlamamıza, onu incitmemize neden olabiliyor. Aldığımız eleştirilerin bizleri rahatsız etmesi ve ruh halimiz üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olmaması için yapabileceğimiz bazı uygulamalar bulunuyor. Bu uygulamalardan ilki, eleştirilerden kendinizi ayırmak! Yani, şahsi olarak eleştiri almamaya dikkat etmeyi kapsıyor. Bunu yapmanın en iyi yolu ise herhangi bir konuşma içerisinde “Ben” dili yerine “Biz” dilini tercih etmeniz. Aynı zamanda duygusal ifadelerden kaçınmanız, olumsuz eleştiri almanızı ve bu eleştirilerin sizi etkilememesini sağlıyor.

Herkesi Memnun Edemezsiniz

Aldığınız eleştiriler doğrultusunda fark etmeniz ve bilincinde olmanız gereken bir altın kural: herkesi memnun edemezsiniz. Herkes sizinle aynı düşüncelere ve aynı hislere sahip olmayacaktır. Bu durumda olayları, durumları ve hisleri içselleştirmemiz gerekiyor. Sizinle farklı düşüncelerde olan kişilerin düşüncelerini dinlemek, yeni fikirler ve bakış açıları edinmenizi sağlar. Bu eleştirileri “saldırı” olarak algılamak yerine “yeni bir bakış açısı” şeklinde algılarsanız, olumsuz eleştirilerin hedefi olmaktan kurtulmuş olursunuz.

Bir diğer altın kural, eleştirilerin her zaman yapıcı olmayacağı hakkında olacaktır. Nefret, kin ve öfkeden olumlu yönde beslenmeyi öğrenmelisiniz. İnsanlar başarınızdan, gerçekleştirmiş olduğunuz aktivitelerden, aldığınız ödüllerden ya da attığınız cesur adımlardan ötürü sizden nefret edebilir ve bu nefret ile yaşamayı da bir hayli sevebilirler. Bu durumda yapmanız gereken şey, nefretten beslenmek olacaktır. Spesifik bir şekilde yargılandığınızı ve bazı olumsuz eleştirilerin iyileştirme gücü olduğunu unutmayın. Çünkü sizler, onların yapamadıklarını yapmış kişilersiniz. Kendinizle gurur duymalısınız.

Saldırı alanına değinmişken “Yanıt ver” kısmına da değinmemiz doğru olacaktır. Bir insana eleştiri karşısında yanıt vermeli, cevap vermemelisiniz. “Nasıl yani?” diyebilirsiniz… Genellikle insanlar bir eleştiri aldığında, o eleştiri karşısında kendilerini savunmak için yaptıklarını ve yapacaklarını tekrar etme hissiyatına kapılırlar ki bu sadece bir “cevap vermek” olacaktır. Yanıt vermek ise daha farklıdır. Karşı tarafı şüphe ve düşünce içerisinde bırakan şeye yanıt vermek denir. Daha da özet bir şekilde açıklamak gerekir ise eleştiriye karşı eleştiri sunmanız, yanıt vermektir. Bir saldırı aldığınızda yanıt verirseniz, incinen taraf siz olmazsınız.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu