Sevdiğiniz İnsan Tarafından Umursanmamak Neden Üzer?

Bir insan tarafından umursanmamak, özellikle sevdiğiniz kişi tarafından, üzücü ve kırıcı olabilmektedir. Günümüzde pek çok kişi umursanmadığı için kişilik problemleri yaşayabilmekte, özgüvenini kaybedebilmekte ve hatta depresyon mücadelesi verebilmektedir.

Bu his, dünyanın en kötü hislerinden olabilir. Kırıcı, aşağılayıcı, gurur ezicidir. Duyduğunuz beklentilerin boşa çıkmasını görmek, yaralayıcıdır. Bir insan ne kadar çok beklenti duyar ise o kadar çok üzülmeye mahkumdur fakat, söz konusu birinin umurunda olmamak olduğunda, işler değişmektedir. Duyulan beklentilerden çok verilen sözlerin tutulması, beklenen değerin görülmemesi ya da karşılıklı olarak aynı hislerin ve düşüncelerin paylaşılmaması, oldukça üzücüdür.

Umursanmamak Tüm Çabaların Yıkılmasıdır

Bir insan ile iletişim kurmak istediğinizde, fazlasıyla çabalamak zorunda kalırsınız. Onun sevdiği, hoşlandığı, sevmediği, iğrendiği, tiksindiği ya da nefret ettiği şeyleri öğrenmek, hayatınız içerisinde zamanınızı harcadığınız en büyük olaylardan biridir. Bir insanı tanıyarak bir ömür de geçirebilirsiniz, tek hareketi ile bütün ayrıntılarıyla tanıyabilirsiniz. Her insan farklıdır ve bu farklılıklar, bir insanı tanımak için ilgi çekici olabilmektedir.

Zaman harcadığınız, çaba gösterdiğiniz ve bir beklenti içerisine girdiğiniz insan sizi önemsemediğinde kırılmanız ve incinmeniz bu hayatta yaşayabileceğiniz en doğal hislerden biridir. Özellikle bu kişi en sevdiklerinizden, en yakınlarınızdan olduğunda, üzüntünün boyutu daha çok olabilmektedir. Bu nedenle kimi ne kadar severseniz sevin ve yakınında olmak isterseniz isteyin, beklenti duyduğunuz her şey konusunda sorumluluk size ait olacaktır. Duyduğunuz beklentilerin yaralayacağı tek kişi siz olacaksınız. Bir başkası, sizin kadar üzülmeyecek ve bir başkası da üzüntünüzü hiçbir zaman anlayamayacak.

Umursanmamak Süveydayı Arttırır

Süveyda, kalbimizdeki kara noktadır. Bir insan umursanmadığını her hissettiğinde içimizdeki o süveyda, büyür. Her insanın içerisinde bir kara delik vardır ve bu delik büyüdükçe, kara deliğin içerisine hapsolmuş gibi hissedersiniz. Zamanla kendinizi daha kötü bir halde bulursunuz. Umursanmamak, umursanmadıkça çabalamak yalnızca daha çok yorulmanıza neden olacaktır.

İçimizdeki o kara deliği, bir uzay boşluğu olarak da düşünebilirsiniz. Verilen değerin karşılığını alamamak, verilen zamanın boşa geçtiğini fark etmek, tüm düşüncelerin yok olması ve beklentilerin karşılanmaması içimizin uzay gibi olmasını sağlayabilir. Kapkara, sessiz ve ürkütücü…

Bazı zamanlar için kendiniz adına kullanabileceğiniz en güzel sözlerden biri, “Kim nasıl davranıyor ise ona o şekilde davran. Kimse ne yaşattığını görmeden, yaşadığını yaşamadan, seni anlayamaz.” şeklinde olmalıdır. Eğer değerli olmak, umursanmak istiyorsanız karşınızdaki insan gibi olmalısınız. Karşınızdaki insan size zaman ayırmıyor ise siz de ayırmamalısınız. Sizi dinlemiyorsa, dinlememelisiniz. Yaşanılanı yaşatırsanız, hislerinizin nasıl olduğunu daha kolay bir şekilde gösterebilirsiniz. Sizi anlamasını sağlayabilirsiniz. İçinizdeki süveydanın büyümesine engel olabilirsiniz. Uzay her ne kadar bir boşluk olsa da gizemli ve ilgi çekicidir. İçinizdeki uzay boşluğunu dolduracak tek kişi de sizsiniz…

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com