Sizi Tüketen Psikolojik Alışkanlıklar ile Tanışın!

Hayatınızda sizi engelleyen psikolojik alışkanlıklarınız olduğunu hiç fark ettiniz mi? Kendi kendinize özgürlüğünüzü kısıtlıyor, gerçekler yerine yalanlarla yaşamayı tercih ediyorsunuz. Duymak istemediğiniz tüm sesleri kapatıyor, sadece bilinçaltınızdan gelen düşüncelere odaklanıyorsunuz. Öncelikle şunu fark etmelisiniz, hayat sizin! Yaşayacak olan da ardınızda güzel anılar bırakacak olan da sizsiniz. Bir başkası değil… O halde, neden ömrünüzü, içinizi, duygularınızı körelten ve tüketen psikolojik alışkanlıklarla yaşamaya devam ediyorsunuz? Hayata karşı daha tahammülsüz biri mi olmak istiyorsunuz?

Şimdi, uykunuzdan uyanma vakti!

Her Şey Yolundaymış Gibi Davranmak

Her insanın hayatında bunaldığı, duygusal anlamda kendisini kötü hissettiği, yorulduğu ya da vazgeçmek zorunda kaldığı dönemler olur. Bu dönemlerde robot olmadığınızı kendinize hatırlatın ve her şey yolundaymış gibi davranmaktan vazgeçin. İnsanın temel duygularından biri mutsuz hissetmektir. Ağlayabilirsiniz, üzülebilirsiniz ya da kendinizi tükenmiş de hissedebilirsiniz. Üstelik ağlamanın, üzülmenin ya da tükenmişliğin herhangi bir cinsiyeti de yoktur. Her zaman için güçlü davranmak zorunda değilsiniz. Başkalarının ne düşündüğü ile ilgilenmeyin. Siz ne düşünüyorsunuz? Ne hissediyorsunuz? Eğer bir şeyler yolunda gitmiyorsa, yolunda gidiyormuş gibi davranmak sizi daha çok yıpratacaktır. Bu durumu ne kadar çabuk fark ederseniz, gülümsemeye de o kadar erken başlarsınız.

Geçmişle Yaşamaktan Vazgeçin

“Artık eskisi gibi değilim.”

“Zor zamanlardan geçmeseydim bu halde olmazdım.”

“Hatalarım sayesinde şimdi akıllıyım.”

Bu cümleler bir liste haline getirilecek olursa, o listenin asla sonu gelmeyecektir. Bu durum hepimiz için geçerlidir ve herkes kendisini anlatırken geçmişindeki olayları hatırlayarak bir konuşma gerçekleştirir. Geçmişte yaşadığınız şeyler bugün sizin için faydalı bilgiler sunmuş olabilir. Elbette geçmişten feyz alarak geleceğinize yön vermek önemlidir lakin geçmişte yaşamaya devam ediyorsanız, geleceğinize yön vermeniz de mümkün değildir.

Yaşayacağınız her olay, sizlere farklı bir deneyim sunacaktır. Sonu kötü bile olsa, gelecek günlerinizi bu kötülük nedeniyle mahvetmek ya da geçmişte yaşananlar yüzünden bugünden vazgeçmek doğru mudur? Asla! Geçmişinizi bir kenara bırakın ve gerektiğinde size öğretmiş olduğu şeyler için şükredin. Hiçbir şeyin göründüğü kadar zor olmadığını da unutmayın…

İyi Günlerim Daha Gelmedi Demek

Hayatınızın yüzde 99’u şans ve yüzde 1’i de yapacağınız seçimlerle geçer. Bu her insanın hayatı için geçerlidir. Eğer hayatı bir labirente benzetmek gerekirse, bu labirent fazlasıyla karmaşık bir yapıda olacaktır. Sürekli olarak kendinize bir çıkış, kaçış noktası aradığınız bu sistem içerisinde iyi günlerinizi yaşamadığınızı söylemek ya da “Daha iyi günlerim gelmedi” demek, stres seviyenizi daha da arttıracaktır. Kaçmak isterken tuzağa düşmenize neden olacaktır. Yaşadığınız hayat içerisinde hiçbir şey yapamayacağınız iki gün vardır. Bu günler dününüz ve yarınınızdır. Gününüzü olduğu gibi sevmek varken, dününüz için üzülmek, yarınınızı mahvetmek demektir.

Üstelik bir de sürekli olarak bu durum için endişe duyuyor fakat harekete geçmiyorsanız da hayatınızı yanlış yönde ilerletiyorsunuz demektir. Faturalarınızı geç ödemekten şikayetçi oluyor ya da ödeyemiyorsanız, üstelik bir de işiniz yoksa, dün iş aramaya gitmediyseniz ve yarın da böyle bir planınız yok ise şikayetçi olmaya ne kadar hakkınız vardır? Düz mantık ile bakılacak olursa şikayetçi olmaya ne kadar hakkınız varsa endişe etmeye de o kadar hakkınız vardır. Yani, sıfır ile sıfırı çarparsanız, sıfır olacaktır.

Damla Kapıcıoğlu

damlakapiciogluu[@]gmail.com

Your Header Sidebar area is currently empty. Hurry up and add some widgets.