Son Zamanlarda Hepimiz Zorlanıyoruz: Birine Güvenmek

Günümüzde hepimizin yaşamış olduğu fakat dillendirmek istemediği sorunlardan biri de birine güvenmek! Pek çoğumuz bu durum karşısında “Eskiden her şey daha güzeldi. İnsanlar bile…” diyerek geçiştiriyoruz. Bazılarımız “Güvenecek insan kalmadı ki memlekette” diyerek isyan ediyoruz. Peki hiç düşünüyor muyuz? Bir insana güvenmek neden bu kadar zor hale geldi? Neden insanlar artık birbirine güvenmekten korkar oldu? Neden bir başkasına güvenmek, hayatımızda yapabileceğimiz en kötü şeymiş gibi bizlere yansıtıldı?

Tüm soruların cevabı basit, artık herkes menfaat ve çıkar uğruna ilişkiler kurmaya başladı. İş ortamı, sosyal çevre, aile bağları ya da eş olmak… Çevremizdeki tüm ilişkiler bu duruma dahil ne yazık ki (!)

Birine Güvenmek Korkutur

Birine güvendiğimizde en çok kendimizden korktuğumuzun farkına varmamız gerekiyor. Pek çoğumuz da bu korkunun farkında değiliz. Karşımızdaki insana güvenmeye başladığımızda zihnimizin içerisinde o insanın da bize güvendiğine dair düşünceler yer etmektedir. Buna bilimsel olarak “ayna nöronlar” denir ve karşımızdaki insanın duygularını, düşüncelerini, hal ve hareketlerini istemeden tekrar edebiliriz. Yani bir insana duyduğumuz güven, o insanın bize duyduğu güven ile daima doğru orantılıdır. Dolayısıyla birine güvendiğimizde korkarız. O insanı incitmekten, kırmaktan korktuğumuzdan değil de yanıltmaktan korkarız.

Birine güvendiğimizde yanılmak, dünyada yaşayabileceğimiz en ağır ve kötü hislerden biridir. Çoğu kez başımıza gelebilir fakat derin bir bağ kurduğumuz insanlar tarafından güvensizliğe maruz kalmak ya da güvenimizin sarsılacağı bir olaya şahit olmak, bizleri psikolojik açıdan fazlasıyla yaralayacaktır. Pek çok duygu durum bozukluğu yaşayan kişi, güvensizlik ya da güvendikleri tarafından travmatik olaylar yaşaması nedeniyle tedavi olmaktadır. Yani, güven problemi sanıldığı kadar hafife alınacak bir durum değildir.

En Çok Kendinize Güvenmeyi Deneyin

Eğer hayatınızda birine güvenmek istiyorsanız, bu kişinin kendiniz olmasını sağlayın. Şu an yanınızda olan herkes, bir gün sizinle olmayacak. Üstelik bunun için kötü bir şey yaşamanıza da gerek olmayacak. Kimi zaman mesafeler girecek araya kimi zaman ise başka insanlar veyahut ölüm girecek. Bu nedenle en çok kendinize güvenmeniz gerekir. Bir başkasına güvenmek sizi yanıltabilir, kırabilir, incitebilir. Fakat kendinize güvenirseniz, kendinizi bilerek hareket edebilirsiniz. Unutmamalısınız ki hiçbir zaman karşınızdaki insanı “yeterince” tanıyamazsınız. Herkesin bir arka bahçesi vardır ve o bahçe ile karşılaştığınızda mutlaka alt üst olacak, güveniniz zedelenecektir.

Kendinize karşı güven eksikliği yaşadığınızda o bahçenin içerisinde solan bir çiçek olabilirsiniz. Bir insanın arka bahçesine şahit olmak, onu değil, sizi yaralar. Hiç görmediğiniz yabani otlar arasında dolaşmak, canınızı yakar. Canınız yandığında kendinize şöyle demelisiniz, “Sen bu yola kendine güvenerek girdin. Pişman olamaz, acı çekemez, canını yakamazsın. Şimdi güçlü dur!”

İşte bu kelimeleri sarf edebiliyorsanız, sizi bu hayatta ölüm haricinde yaralayacak bir şey kalmayacaktır. Dünyada yaşayabileceğiniz en büyük acı her zaman ölüm olacaktır. Yaşadığınız güvensizlik bile bir gün ölüm ile son bulacaktır. Bu nedenle kendinize güvenin, bunun tadını çıkarın.

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com