Blog

Sorunlarınız Karşısında Lakayıt ve Esnek Olun!

Hiç dikkat ettiniz mi? Güzel uyanmanın pozitif, kötü uyanmanın negatif yüklü olmanıza sebep olduğunu. Kuşların cıvıltısı ile uyandığınız bir gün veya kabus görerek uyandığınız bir gün arasında fark olabilir mi?

Pozitif ya da negatif yüklü olmak bir mıknatıs gibi aynı değerleri çeker ya da iter mi?

“Bugün solundan kalkmış.” olmak nelere sebep olur? Bir kitapta, sabah uyandığınızda kötü bir enerjini sizi ele geçirirse, içtiğiniz sıcak kahvenin size huzur veremeyeceğini aksine üzerinize dökülüp sizi sinir edeceğini okumuştum. Sonrasında ise olumsuz şeylerin ardı ardına gerçekleştiğini.

Doğru mu diye şöyle bir hayatımı gözden geçirmedim, diyemem.

Sabahları (çoğu kişinin nefret ettiğini biliyorum) güneşin yüzümü okşayarak beni uyandırması epey mutlu eder. Alarm çalmadan,  birkaç kuşun huzurlu cıvıltısı, tatilde olmak gibi herkese ekstra mutluluk veren şeyler vardır. Evcil hayvanlarımızın günaydın öpücüğü de mutlu uyanmanın anahtarlarından diyebiliriz.

Bu durumda, pozitif şeyler günün daha da pozitif olmasını sağlıyor olabilir. Çünkü olumluyu görmeyi ve olumluyu bulmayı seçmiş oluyorsunuz.

Aksilikler Karşısında Verdiğimiz Tepkiler Önemlidir

Tabii aksilikler karşısında verdiğimiz tepkiler de önemli. Güzel uyanmanın ya da uyandırılmanın ardından, mis gibi bir kahve içmek, kahvaltı yapmak harika değil mi? Güzel şeyler söylemek, hoşumuza giden şeyleri yapıyor olmak, çevremizde değer verdiğimiz insanların halini hatrını sormak, hep bedava.

Her zaman işler yolunda gitmiyor tabii ki. Harika bir güne uyandığınızı düşünürken, kötü bir haberle gününüz berbat olabilir. Kahveniz yeni ütülenen gömleğinize, elbisenize dökülebilir. Size o an lazım olan şeyler bozulabilir. Otobüs kaçabilir, topuğunuz kırılabilir hatta ayağınız kayabilir.

Önemli olan bu durumlara tepkinizdir.

Eğer gününüzün harika geçmesini istiyorsanız, formülünün biraz esneklikten biraz da lakayıtlıktan geçtiğini düşünüyorum. Bu durumun sorundan soruna değiştiğinin de altını çizmek isterim. Bahsettiğim, daha basit ve aşılması kolay, modumuzu düşüren ama uzun vadede hayatı olumsuz etkilemeyecek durumlar için geçerlidir.

Olumsuz olaylara karşı önemli olanın verdiğiniz tepkiler olduğunu belirtmiştim. Siz üzerinize kahve döküldüğü için oturup ağlarsanız, otobüste kaçar, vapurda.

Döküldüğünü normal karşılayıp, üzerinizi değiştirirseniz ve tekrar aynı durumu yaşamamak adına önlem alırsanız, gününüz harika devam eder. Bu da esneklik sayesinde oluşur. Umursamaz bir tavır takınmanızı değil, yarın unutacağınız bir durum için kahrolmamanız gerektiğini söylüyorum. Çünkü çoğu zaman ertesi gün ya da anında çözülecek şeyler için üzülüyoruz. Bu da bizim daha fazla şeye üzülmemize neden oluyor.

Gömlek, elbise kirlendi ve değiştireceğiniz bir vakit yok. İş yerindeki arkadaşlarınıza tek tek durumu anlatmanız da gerekecek. Siz de üzülerek anlatmaya başlayacaksınız.

Eğer lakayıt bir tavır takınırsanız, ilk soran arkadaşınıza gülümseyerek, “Kahve sıvı ya, dökülen bir şey.”  hatta “Belli değil mi?” derseniz, bir daha soramazlar.

Yani siz bir sorununuzu ne kadar önemserseniz, insanlarda o kadar önemser. Sizi üzgün gördüklerinde, nedenini öğrenmek isterler. Gerek destek, gerek dedikodu için.

Sorunlarınıza karşı esnek olursanız ve onları kabul edip uzlaşmaya giderseniz, sorunlarınız size daha fazla sorun olarak karşılık vermeyi bırakırlar. Daha doğrusu siz hayatınızı kendinize zorlaştırmayı bırakırsınız.

Sorunlarınızla iş birliği yapın ve daha pozitif olmak için bakış açınızı güzelleştirin.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu