Kişisel Gelişim

Sürekli Özür Dileyen ya da Hiç Dilemeyen İnsanlardan mısınız?

“Özür dilemek, sizin haksız olduğunuz anlamına gelmez. Karşınızdaki insana verdiğiniz değerin egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.”  – Sigmund Freud
Özür dilemek, yanlışlıkla yaptığımız bir şeyden ya da istemediğimiz halde bulunduğumuz bir durumdan kaynaklı bağış dilemek anlamına geliyor. Aynı zamanda bilerek yaptığımız şeylerden dolayı da özür dileriz. Yanlış bir şey yaptığımızı fark ettiğimizde ya da düşündüğümüzde özür diliyoruz.
Birine çarparız, yalan söyleriz, dalga geçeriz, sert bir fikir belirtiriz, kalp kırarız bazen de hiçbir şey yapmayız ve özür dileriz. Yaptıklarımız anında unutulsun, hiç yaşanmasın deriz.
Bazı insanlar özür dileyemezler. Çünkü egoları buna müsade etmez. Ego; insanın özgüven ve özsaygısının oluşturduğu, kendini sevmek ve değer vermek ile şekillenen bir kavramdır. Bu kişiler,  çoğunlukla hatalarını kabul etmez ve özür dilemenin egolarını zedelediğini düşünürler. Benliklerine söz geçiremeyip, hep ben, hep ben diyenlerdir.
Bir de egolarını yok sayarak, sürekli özür dileyenlerimiz vardır. Bu kişiler ise sosyal ege nedeniyle özür diler. Sosyal ego ise, sizin dışınızdaki insanlara hissettiğiniz sayı, sevgi gibi değerlerin kavramı anlamına gelir. Kendinden daha çok başkalarının duyugularına öncelik vermek diyebiliriz. Bu da iletişimde kaosa neden olur.
Nitekim herşeyin fazlası zarardır. Sürekli özür dilemek ya da hiç dilememek yerine orta yolu bulabilmeliz. Yani, sağlıklı bir ego düzeyi oluşturmamız gerekiyor. Eğer sizi sürekli üzen ve zarar veren biri varsa, bu kişiyi hayatınızda tutmamalısınız. Bu ego açısından sağlıklı bir noktadır.
Aynı şekilde sizi üzen birine, “Olsun, o üzsün. Sevgi budur.” şeklinde bir yaklaşımınız varsa, bu yanlıştır. Ego ve sosyal egonun ölçüsü olmak zorundadır. Ne kendiniz yok sayarak sürekli kendinizden vermelisiniz ne de başkalarını yok sayarak sürekli onlardan almalısınız. Önemli olan verdiğimiz değerin karşılığı görebilmektir.

Bu Konularda Özür Diliyor musun?

Sevdiğin ve değer verdiğin arkadaşlarınla dertleştin. Hatta arkadaşın senden sonra gideceği yere geç kaldı. Özür diler misin? Senin bir sorunun vardı ve dinledi. Sen de aynını yapardın. İnsanların zamanından çaldığını düşünerek özür dilememelisin.

Bir grup arkadaşınla otururken spesifik bir konu üzerine tartışma çıktı ve senin hassas noktana parmak basıldı. Herkes aynı fikirde ama sen değilsin. “Özür dilerim ama ben böyle düşünüyorum.” mu diyorsun? Yani kendi düşüncelerin yüzünden başkalarından özür diliyor musun? İnsanlar farklı kişiliklerde ve fikirlerde olabilir. Bu seni ve onları haklı veya haksız yapmaz. Özür dilememelisin.

Tabii bir de, özür dileme artık tepkisi aldıktan sonra özür dileyenlerimiz var. Onlardan mısın? Eğer onlardansan bunu düzeltmen gerekiyor. Şimdi özür dilediğin ve dilemediğin noktaları kontrol et ve bir eşit kollu terazi al. Ölç, tart, gerekeni yap. Çünkü eşitliği az da olsa sağlayamadığında hep kendinden verirsin ya da hep başkalarından alırsın. Doğru zamanda ve doğru konularda özür dilemeyi öğrenmelisin.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu