Blog

Tın Tın Bitmez Bu Yol

Bahsettiğim, eski ya da geri kafalı olarak nitelendirdiğimiz insanlar, insanlarımız…

Kazanan Kim?

Hayat gerçekten dar bir yolda monoton bir yürüyüş ya da koşu gibi. Doğuyoruz doğmasına ama bu büyüme işi çok çetrefilli. Belirli standartlarla bu çağa kadar geldik. Doğduk ve okula gittik. Okul bitti, işe girdik. Erkek olanlarımız okul iş arası askerliği aradan çıkardı, çıkaramayan da okul kısmında kaldı. İyi bir kısmetle, şöyle çiğ süt emmemiş, (o da nasıl olacak hiç anlamamışımdır) falan evlendik. Hop, çocuk oldu. Sar bir daha baştan.

Şikayetçi olanınız da olmayanınız da mutlaka vardır. Doğruluğu da tabii ki tartışılır.

Hayatın yolunda, bizi bizzat koşuya sokanlar ya da yolda tanıştıklarımız bize eşlik ediyor. Bu insanlar ne kadar yavaş yürür ya da koşarlarsa, sen de o kadar yavaş kalırsın. Tın tın bitmez bu yol.

Yavaşlıktan kastım, eski kafalı insanların çağa ayak uydurmakta zorlanıyor olmaları. Ayak uyduramayınca yürüyüş ile geçiyor zaman. Oysa biraz ilerde mola yeri var. Sen gidene kadar tıklım tıklım olacak. Çünkü koşman gereken yerde anca tın tın.

Hayatı Yakalamak İçin Daha Hızlı Koş!

Hayatımız öyle bir noktaya geldi ki, bildiklerimiz kadarız. Daha çok bilmek, daha çok öğrenmek, daha çok koşmak ve daha nice daha var.

Kendini yeniliklere açman gerek. Çünkü, mola yerinin biraz daha ilerisinde ayakları acıtmayan ayakkabılardan hediye ediyorlar. Geç kalmamalısın. Çoktan alanlar, sonraki mola yerinde dinleniyorlar. Hayat yolunda önünde olanlar, senden yaşça küçük ya da büyük, zengin ya da fakir olabilirler. Çünkü gelişim yaşla, parayla hatta başka bir şeylerle ilgili değildir.

Kendin ve sevdiklerin için, içindeki boşluğu enerji ile doldurmalısın. Elindeki imkanları maksimumda kullanmalı ve geliştirmelisin.

Yoruldun mu? İstersen Yardım Edebilirim.

Sürekli koşmak tabii ki bir yerden sonra zor gelir insana. Yorulduğun yer de dur. Kimse senin peşinden koşmuyor. Herkes kendi yolunda. Sakın seni geçenlere de aldırış etme. Onları yakalaman zor değil. Kalbinle hatta aklınla çoktan yakaladın. Durduğun yerde sevdiğin bir şarkıyı aç ya da meditasyon hareketleri yap. Olduğun yerde zıplayabilirsin. Zihnini rahatlatmak adına içinden ne geliyorsa onu yapmalısın. Sonra da koşmaya tam gaz devam etmelisin.

Sağına ve soluna bak. İnsanları incele. Neyi nereden alıyorlar, nasıl giyiniyorlar. Git aynısını bul al demiyorum ama onlarla dans etmek zorundasın. Bu hayata daha güzel şartlarda devam edebilmek için çağa ayak uydurmak zorundasın. Kendini yenilemek için tekliflere açık ol ve dene. Biri sana bu ayakkabı daha rahat derse, dene. Denemekten korkma, yılma. Hiçbir şey kaybetmezsin. Bunun açık olman gerek. Hayatına eklediğin yeni şeyler seni daha da ileriye götürecek.

Şimdi bir mola daha ver ve durduğun yerde 360 derece dön. Yanından geçip gittiğin şeyleri fark ettin mi? Kurak topraklardan, yeşil ovalara kadar geldin. Eğer durup bakmazsan kendine, nerede olduğunu anlayamazsın. Bu durumsa senin farkındalığını azaltır. Her zaman nerede olduğunu ve nerede olmak istediğini bilmelisin. Yolda düşen birini gördün ve yardım etmek istedin. O sırada sana çarpan ve düşmene sebep olan birine kızma. Neden bunu yaptığını düşün. Kıskandığı için yaptığını düşün, görmediği için yaptığını düşün, birine yetişmek için yaptığını ya da isteyerek yaptığını düşün.

Daha birçok sebep eklenebilir tabii ki. Sen, daha ileride olmak için olaylara at gözlüğü ile bakmamalısın. Her zaman birden fazla yorum vardır ve yorumları kendi içinde irdelemen gerekir.

Ve asla içine atma. Düşündüğün şeyleri dile getir, iste, tuttuğunu kopar. Sen ne kadar pasif olursan hayatta seni o kadar aşağıya çeker. Koşuyorsun ve susadın, suyun varsa paylaş yoksa başkasından istemekten çekinme.

Hayat yolunda kendine kazandırdıklarınla herkes kazanır unutma!

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu