Yaşam

Unutmak Gibi Bir Huyumuz Olmasaydı Neler Olurdu?

Günlük yaşantımızda sürekli olarak yeni şeyler öğreniriz. Bazı bilgileri bilerek hafızamıza alırken bazı bilgileri istemsizce öğreniriz. Beynimiz depolama konusunda son derece usta bir organımızdır. İki gün önce gördüğümüz bir kadının pantolonunun rengi, iş arkadaşımızın erkek arkadaşından ayrılmış olması, geçmişte kavga ettiğiniz birinin ismi.. Bu liste böyle uzar gider.. Tüm bilgiler önce duyu organlarımız ile alınır ve ardından beynimiz tarafından işlenerek depolanmaya başlar. Peki bunca bilgiyi nasıl depolayabiliyoruz? Bunun bir sınırı yok mu?

Hafızayla ilgili pek çok bilgi mevcut. Beynin sırlarla dolu bir organ olduğunu söyleyebiliriz. Uzmanlar beynimizin tamamını kullanamadığımızı ve eğer kullanabiliyor olsaydık bunun korkunç durumlara yol açabileceğini ifade ediyorlar. Peki belirli süre sınırı içerisinde beynin sadece 7 bilgiyi depolayabildiğini biliyor muydunuz? Depolanma dediğimiz zaman bilgilerin sonsuza kadar kalıcı olduğunu da düşünmeyin. En ufak bir kafa karışıklığında silinebilir. Ya da beyninizde sadece 15 20 dakika boyunca yer edinebilir. Beynimizin depolama alanı hızlı bir şekilde çalışmak zorunda. Bu hız düşündüğümüzden çok daha fazla olmalı. Hızlı olmazsa düşünüp konuşmamız için bize fırsat vermezdi.

Uzun süreli hafıza ve kısa süreli hafıza birbirlerinden ayrılırken, çalışma şekillerinin de çok farklı olduğunu söylemek lazım.

Neden Unutuyoruz?

Unutma eylemi iki farklı şekilde gerçekleşiyor. Kısa süreli hafıza ve uzun süreli hafıza süreci ile farklı durumları ele almak gerekiyor. Kısa süreli hafızada; bazı anlarımızı tekrar kullanmadığımız için görüntülerde ve hislerde bazı bozulmalar meydana geliyor. Bunun ardından kademeli olarak silinmeler gerçekleşiyor. Bu birden olabileceği gibi zaman içerisinde de gerçekleşebilir.

Yeni bilgi ve deneyimlerin elde edilmesi ve sık sık kullanılıyor olması bir süre sonra eski deneyimlerin ve bilgilerin hafızadan silinmesine neden olabilir. Ya da daha önce öğrenilmiş olan bir bilginin ileride yeni bilgiler öğrenilmesini engelleyecek olması da unutma sürecini tetiklemektedir.

Bazen bizi üzen, kıran ya da düşündüğümüz zaman kendimizi kötü hissetmemize neden olan bilgileri hafızamızın sildiğine şahit oluruz. Bu bizi korumak ve kötü hissetmemizi engellemek için gerçekleşir.

Ya Unutmasaydık?

Beynimizin tamamını etkin bir şekilde kullanabilseydik, gördüğümüz her bilgiyi hafızamıza kaydetmemiz ve bir daha unutmamamız mümkün olacaktı. Ancak bunun oldukça zorlu bir süreç olabileceğini hiç düşündünüz mü? Bizi üzen, kıran ve kendimizi kötü hissettiren anılarımızı sürekli hatırlamak bizi tekrar tekrar üzmek anlamına gelecekti. Unutmak aslında bizi korumak üzerine gerçekleşen bir eylemdir diyebiliriz. Ya da gerekli gereksiz her bilginin hafızamızda yer ettiğini düşünsenize? Bize lazım olan ve sürekli kullandığımız bilgiler için işe yarar bir durum olabilir ancak sokak yürürken gördüğümüz ve muhtemelen bir daha karşılaşmayacağımız bir kişinin telefon konuşmasını hatırlamak ve bunun

Üzerine kafa yormak, zaman zaman hatırlamak sence de çok gereksiz olmaz mıydı? Sınav öncesinde her şeyi hatırlıyor olmak tabi ki herkesin istediği şey olabilir ancak beynimizin tam olarak çalışma sırrını öğrenememiş olsak bile unutmanın bir çeşit armağan olduğunu da zaman zaman düşünmeliyiz.

Merve Kuruoğlu

merve-k29@hotmail.com

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu