Yaşamınız Boyunca Neden Şükretmelisiniz?

Yaklaşık 4 sene kadar evvel, şükretmesini bilmeyen ve başıma gelen her olayda isyan eden insanlardan yalnızca biriydim. İsyan ettikçe yaşamımda değişen bir şey olmuyor, aksine ne kadar olumsuz olay varsa hepsini bir bir yaşamaya devam ediyordum. Şükretmenin yüceliğini ve verdiği huzuru, acı da olsa babamı kaybetmek ile öğrendim.

Her yaşanan kötü olayın, hayatımızda mutlaka iyi bir etkisi vardır. Babamı kaybetmem ile başlayan süreç de yaşadığım tüm kötülükler, beni iyi bir yola doğru itti. Öncelikle doğruyu ve yanlışı ayırt edebilme lüksüne sahip oldum. Ardından şükretmek kadar insana umut veren, rahatlatan ve sakinleştiren bir durumun olmadığını öğrendim.

Şükretmenin insan yaşamında derinlemesine bir etkiye sahip olduğunu öğrenmek ile yaşamımda pek çok yeni başlangıç yapmam aynı anda gerçekleşti. Hepimizin hayatında kaldırması gereken, sorumluluk alması gereken ya da çekmesi gereken çileler, dertler, kötülükler bulunuyor. Tüm bunların içerisinde şükretmek aklınıza gelmiyor ise bundan sonra gelmesini isterim. Çünkü mutlu, huzurlu ve sakin bir yaşamın sırrı, şükretmekten geçiyor. Üstelik bunun en büyük kanıtı da şu an benim!

İnsan Olduğumuzu Gösterir

Konuya değişik bakış açılarından yaklaşmak istiyorum. Şükretmek, temelde insan olduğumuzu gösteren eylemlerden yalnızca biri. Nasıl mı? Sosyolojik ve psikolojik canlılar olduğumuzu kabul ettiğimizde, şükretme eylemi sırasında insan olduğumuzu gösteriyoruz. Çünkü bu eylemi gerçekleştirirken hem çevremizden hem de kendimizden duyduğumuz tüm çıkar ilişkilerinden vazgeçiyor, tüm kötülüklere “Hoş geldin” diyebiliyor ve yaşanan onca şeye karşın güçlü durmamız gerektiğini kendimize hatırlatabiliyoruz.

Nitekim, “Buna da şükür” ya da “En kötü günümüz böyle olsun” gibi cümleler kurmak, şükretmenin bir parçası olarak yer alıyor. Şükretmeye, minnet etme duygusu ile yaklaşmamız gerekiyor. Minnet etmek, bir şeylere karşı minnet borcumuzun olduğunu bilmek, sorumluluk alabildiğimizin en güzel kanıtıdır. İnsan yaşamının yüzde 65’ini sorumluluk alarak yaşar. Kalan yüzde 35’lik dilimde ise bu sorumlulukları yerine getirir. Sorumluluk almadan yapabileceğimiz herhangi bir aktivite yoktur. Masadan kalkıp bir bardak su almanın sorumluluğu bile bizlere aittir, bir başkasına değil.

Ne İçin Şükretmeliyiz?

Babamın yoğun bakımda yattığı dönemde; ciddi derecede uykusuzluk yaşıyor, kaygı ve aşırı endişe içerisinde buluyordum kendimi. Şükretme bilincini bende oluşturan bir dostumdu. Bana, “Uyuyamadığın her dakikada şükret ya da uyuyana kadar içinden şükretmeyi dene” demişti. Bir insanın uykusuz kaldığı her dakika için şükretmesi ne kadar normal olabilirdi?

Her gece yatağıma girmeden önce ve yatağa girdikten sonra şükretmeye başladım. Aklıma gelen her şey için ne kadar minnet duyduğumu kendime hatırlattım.

“Şükürler olsun bugün yatağımda yatıyorum.”

“Şükürler olsun bugün babamı kaybetmedim.”

“Şükürler olsun sıcak bir yuvam ve yanımda en büyük destekçim annem var.”

“Şükürler olsun hala daha arkadaşlarım var.”

“Şükürler olsun bugün en sevdiğim yemeği yedim.”

“Şükürler olsun tüm bunlara rağmen yılmadım.”

“Şükürler olsun bugün köpeğimi gezdirmeye çıkarabildim.”

Ve daha nicesi! Liste bu şekilde uzayıp gidiyordu. Şükrettikçe kaygım, endişem ve uykusuzluk problemim de günden güne azaldı. Aradan geçen 4 yıla rağmen halen daha uyumadan önce belli bir vaktimi şükretmeye ayırıyorum. Huzursuz olduğum ya da uyuyamadığım her gece minnet duygumu ortaya çıkarıyorum. Bu alışkanlığın yaşamım içerisinde kazandığım en iyi alışkanlık olduğunu düşünüyorum.

Başlıkta da sorduğum gibi, bana eğer “Ne için şükretmeliyiz?” diye soracak olursanız, cevabım “Hayatınızdaki her şey için!” olacaktır. Minnet, en büyük zaferlerin, en kötü gecelerin, en iyi günlerin ve en berbat, utanç verici durumların rahatlama noktasıdır. Hayatın sırrı da bana kalırsa buradan geçer. Hani hep deriz ya, “Nasıl oluyor da tek göz odada bu kadar mutlu yaşıyorlar?” ya da “Nasıl oluyor da susuzluk içerisindeyken bu kadar mutlu oyun oynayabiliyor çocuklar?” diye… Sırrı şükretmekte, minnet duygusunu göstermekte.

Deneyin, göreceksiniz…

Damla Kapıcıoğlu

damlakapiciogluu[@]gmail.com

Your Header Sidebar area is currently empty. Hurry up and add some widgets.