Yöneticinizi Yönetebilir misiniz?

Eğer bir iş yerini terk etmek istiyorsanız, bu kararınızın yüzde 70’lik bir oranını yöneticiniz etkiliyordur. Liderlik söz konusu olduğunda oldukça klişe fakat bir o kadar da doğru olan sözü hatırlatmakta fayda var, “İnsanlar işlerini değil, yöneticilerini terk eder.”

Bir personel çalıştığı yerde mutlu ve huzurlu olursa, yaptığı işten ve kazancından tatmin oluyorsa, gelişimine yatırım yapabiliyorsa yöneticine sadık bir şekilde bağlılık duyar. Bu bağlılığı arttırmanın yolu yöneticinin iyi bir lider olmasına bağlıdır. Fakat, madalyonun bir de diğer tarafına bakmak gerekir. Yani yöneticiye değil, yönetilene.

Güç, Otorite ve Sorumluluklar

Personel ve yönetici arasında gerçekleşen ilişkide güç, otorite ve sorumluluk konusuna dikkat etmek gerekir. Gücün ve otoritenin bulunduğu taraf, yönetici olacaktır. Fakat bu taraf, personel de olabilir.

Olumlu bir atmosfer oluşturulduğu takdirde hangi tarafın yönetici olduğu pek de önemli olmaz. Lakin yönetilmekten hoşlanmayan personeller için yöneticilerini yönetmek önemli bir konu haline gelecektir. Personel kendisini huzurlu ve mutlu hissedebilmek, takım arkadaşlarıyla uyum halinde çalışabilmek için yöneticisini yönetmek isteyebilir.

Buradaki önemli nokta ise motivasyon! Motivasyonun yönetimle ne ilgisi var diyebilirsiniz fakat bunu demeden önce aradaki bağı kendiniz kurmaya çalışın… Yöneticiniz, sahip olduğunuz motivasyonun farkında olursa, bir süre sonra takım içerisinde sizi lider olarak görmeye başlayacaktır. Bu bakış açısını kazanmak zaman alsa da, yönetilen değil, yönetici olan konumuna geçmenizi sağlayacaktır.

Yöneticini Yönetme İçin Ne Yapıyorsun?

İşinizden memnun olmadığınız zamanlarda kariyer ya da şirket değişimi yapmak isteyebilirsiniz. Farklı bir şekilde konuya yaklaşmak isterseniz de yapmanız gereken şey, yöneticinizi yönetmek. Burada motivasyonu öğrenmeniz, ikili ilişkileri yönetme biçimini kavramanız gerekiyor.

Şirket içerisindeki sorunlara yoğunlaştığınız zaman ne görüyorsunuz ya da yöneticinizi yönetmek için ne yapıyorsunuz? Yaşanan tüm sorunların temelinde, neler olduğunu “anlayamamak” vardır. Eğer anlayamıyorsanız, şirket içerisinde kayda değer bir motivasyona ve çalışma gücüne de sahip değilsinizdir ya da otoriteniz yoktur.

Otorite, güç ve sorumluluk tanımları bir tek yöneticiye özel kavramlar değildir. Personel için de oldukça önemli kavramlar olmalıdır. Takım arkadaşlarınız arasında belli bir otoritenizin olması, yani lider özellikleri taşımanız, yöneticinizi de yönetmenizi sağlayacak anahtarlardan yalnızca biridir.

Bu noktada kendinize kişilik profilinizi hatırlatmalısınız. Pek çok şirket, mülakat süresinde “Kişilik Envanter Testi” hazırlar ve uygular. Bu testte çıkan kişilik sonucunuzu kendinize anımsatın. Sonuca gitmek için nedenleri bilmeniz gerekir. Kişilik sonucunuzda ortaya çıkanlar ile şu anki durumda kişiliğinize etki eden durumlar arasında bir çatışma yaşıyor olabilirsiniz. Peki bu çatışma neden gerçekleşiyor? İşte bu sorunun cevabı, yöneticinizi yönetme şekliniz olacaktır.

Örneğin, disiplinli olmak, verimli çalışmak ya da esnek çalışma saatleri vereceğiniz cevap olabilir. İşe alınırken dikkat edilen bu özellikleriniz, çalışma hayatına geçiş yaptıktan sonra bir anlam ifade etmemeye başladıysa, yöneticinizde bu kavramları uyandırmalısınız.

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com