Kişisel Gelişim

Aşık Olmanın Teorisi: Aşk Üçgeni Teorisi

Aşık olmanın bilimsel bir şekilde açıklanabileceğini söyleseydim, ne düşünürdünüz? Biraz farklı, biraz tuhaf gelirdi elbette. Lakin evet, aşık olmanın, daha da doğrusu “mükemmel aşkın” bir teorisi bulunuyor. Bu teorinin sahibi Robert Sternberg. Psikoloji alanında önemli isimlerden biri olan Sternberg, mükemmel aşkın teorisini “Aşk Üçgeni Teorisi” ile açıklıyor. Aşkın ve ilişkinin boyutları olduğunu savunuyor.

İlgili İçerik:

Birinin Size Aşık Olmasının 6 Psikolojik Sebebi Nedir?

Yakınlık, Bağlılık ve Tutku

Aşk Üçgeni Teorisi içerisinde yakınlık, bağlılık ve tutku durumlarının farklı kombinasyonlar eşliğinde birleşmesi ile aşkın çeşitli halleri yaşanıyor. Burada yakınlık, bağlılığı ifade ediyor. Bir insan ile ne kadar çok sırlarınızı paylaştığınızı ve yakın hissettiğinizi gösteriyor. Tutku, cinsel ve romantik çekimi ifade ediyor. Bağlılık ise ilişkiyi ileri boyuta taşımak adına gerekli olan tüm sorumlulukları, planlamaları ve insiyatifleri kapsıyor.

Sternberg’e göre, bir ilişkinin tam anlamı ile mükemmel olabilmesi için bu üç öğenin her ne kombinasyonda olursa olsun, dengeli bir şekilde yer alması gerekiyor. Fakat insanların karakterleri ve kişilikleri nedeniyle ve bundan da önemli çiftler arasındaki iletişime göre çeşitli kombinasyonlar oluşabiliyor.

Aşk Üçgeni Teorisindeki 8 Farklı Kombinasyon

Bu teoriye göre çiftler arasındaki iletişim, karakter ve kişilik özellikleri baz alındığında 8 farklı kombinasyon ortaya çıkıyor:

  1. Aşık Olmama Durumu: Bu durum yakınlık, bağlılık ve tutku yok ise gerçekleşmektedir. Genel olarak arkadaşlık ve aile ilişkilerini kapsar. Yani aşk öğelerinin yer almadığı her türlü ilişki türüdür.
  2. Hoşlanma: Sadece yakınlık faktörünün bulunduğu, bağlılık ve tutkunun olmadığı ilişki türüdür. Arkadaşlık olarak da algılanabilir fakat yoğun duygular söz konusudur.
  3. Boş Aşk: Sadece bağlılık faktörünün yer aldığı ilişki türüdür. Güçlü aşklar zaman içerisinde kendisini “Boş Aşk” durumuna bırakır. Örneğin, evliliklerde belli bir zaman sonra boş aşk durumu yaşanmaktadır.
  4. Delicesine Aşk: Sadece tutku faktörünün bulunduğu ve “tutkulu aşk” olarak da adlandırılan ilişki türüdür. Kişi, partnerini gördüğü zaman sadece hormonal değişim yaşar. Fiziksel olarak çekicilik ağır gelir. Genellikle romantik ilişkiler, delicesine aşk boyutunda başlar. Zaman içerisinde yakınlık ve bağlılık söz konusu olmaz ise kısa sürede bu ilişki türü son bulacaktır.
  5. Romantik Aşk: Yakınlık ve tutku vardır fakat yakınlık söz konusu değildir. Çiftler birbirlerine karşı fiziksel olarak çekici gelir ve ek olarak duygusal yakınlık da söz konusudur. Bu ilişkide bağlılık eksiktir.
  6. Dostça Aşk: Tutkunun yer almadığı, sadece bağlılığın ve yakınlığın söz konusu olduğu ilişki türüdür. Arkadaşlığın bir üstü, sevgililiğin bir altıdır.
  7. Aptalca Aşk: Bağlılık ve tutku vardır, fakat yakınlık söz konusu değildir. Yakınlık söz konusu olmadığı için mantıksal olarak ilişki içerisinde hareket edilemez. Kişi karşısındakine gerçekten bir aptal gibi bağlı kalır ve cinsel çekim çok yüksektir.
  8. Mükemmel Aşk: Robert Sternberg’e göre en doğru ve en dengeli ilişki türüdür. Yakınlık, bağlılık ve tutku bir arada yer almaktadır. Mükemmel aşka ulaşan çiftler, ilişkilerinin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin başka biri ile mutlu olacaklarını düşünemezler. Bunu göz önünde bile bulundurmak istemezler. Partnerler arasındaki duygusallık, çekicilik, cinsellik, yakınlık ve bağlılık her zaman için dengededir. Bu nedenle uzun süreli ve kalıcıdır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu