Kişisel Gelişim

Satışlar Neden En Çok Yaratıcılık Becerisinden Etkilenir?

İş yaşamında yaratıcılık becerisine sahip olmak, satış ve pazarlama alanında bulunan şirketleri etkisi altına almaktadır. Özellikle bankalar gibi ürün ve hizmet satışı ve pazarlaması gerçekleştiren kurumlar, yaratıcı olmak zorundadır. Potansiyel ve sadık müşteriler elde edebilmek için yaratıcı olunması, müşterilerin ve hedef kitlenin etki altında bırakılması gerekir.

Satış alanında mesleki, teknik ve kişisel gelişim bilgilerinin kullanılması bir yana sahip olunan becerilerin ve kişisel özelliklerinin de kullanılması önemlidir. Bunun için personelin “iş odaklı” olabilmesi oldukça önemlidir. Bir işletmeyi gerçek ve sürdürülebilir yapan şey, potansiyel müşteri kitlesi elde etmektir. Bunun içinde başarılı satış rakamlarının elde edilmesi gerekir.

İlham Kaynakları Yaratılmalı

Satışları başarılı rakamlara ulaştırma konusunda öncelikle yöneticilerin bilinçlendirilmesi ardından satışı gerçekleştirecek olan personellerin eğitilmesi gereklidir. Personel, yöneticisinden ya da şirket içindeki-dışındaki faktörlerden nasıl bir ilham kaynağı oluşturacağını bilmelidir. Etkili lider olmanın ilk kuralı, çalışanları desteklemek, onlara örnek ve ilham kaynağı olmaktır.

Bu alanda yöneticilerin doğru kararlar vermesi önem taşır. Doğru kararların alınabilmesi ise zaman alan bir süreçtir. Doğru kararlar alınabilmesi, satışlar için potansiyel ve yeni müşteri kitlesinin nasıl oluşturulacağını görmeyi de sağlar. Müşteriler ve işletme arasındaki bağın kurulması için de “aracı kurumlara” ya da “aracı kişilere” ihtiyaç vardır. Aracılar, doğru zamanı, doğru yeri ve doğru kararı değerlendirmek konusunda daha objektif davranabilmektedir. Bu, rekabet ortamı yaratabilmek için oldukça önemlidir.

Aracı kurumların/kişilerin bulunması da yeterli değildir. Tüm bunların yaratıcılık becerisiyle buluşması gerekir. Peki tüm bu kavramlar personel tarafından nasıl harmanlanabilir?

Kalabalıktan Uzak Durun

Bir insanın körelmesine neden olan ilk şey, sürekli olarak trendleri takip etmesi ve bu trendlere yönelik sürekli olarak karar değişikliğine gitmesidir. Trendleri uyguluyorsanız, o trendin bir gün son bulacağını da bilmelisiniz. Bunun için kalabalıktan uzak durmanız gerekir. “Herkes bunu deniyor”, “Herkes bu markayı kullanıyor” gibi klişe sözlerin yer aldığı reklamlar ya da satış taktikleri artık insanları etkilemiyor. Bu nedenle herkes olmak yerine “ben/biz” olmalısınız.

Lakin şunu unutmamalısınız; kalabalıktan uzak durmanız, rekabetten de uzak durmanız gerektiğini göstermez. Yaratıcı ve cesur olabilmek için kendinize kaliteli bir network ağı oluşturmanız gerekir. Yeni insanlar tanımak, kalabalık yaratmaz. Yeni ve kaliteli insanlar aksine yaratıcılık becerinizi tetikler. Daha önce hiç duymadığınız bir bilgiyi öğrenmek, bu bilgiyi uygulamak ve işinizle bu bilgiyi birleştirmek, size hangi kapıları açar bilemezsiniz. Bu nedenle yeni insanlardan uzak durmamalı, rekabet ortamı yaratmalı ve unutulmaz bir “iz” bırakmanın yolunu aramaktan korkmamalısınız.

Tüm bunları harmanlamak için de ihtiyacınız olan şey, kendinizdir. En büyük ilham kaynağı, yaşadıklarınız, yani elde ettiğiniz deneyimlerinizdir. İnsan, deneyimlediği olay ve durumlardan bir şeyler öğrenir ve bunlar iyi ya da kötü durum ve olaylar olabilir. En iyi öğretici kötü olay ve durumlardır. Çünkü insan, kendisini ne kadar çok zorlayan, sınırlayan şeyler ile karşılaşırsa o kadar çok çözüm yolu arar ve yeni alanlar keşfeder.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu