İnsan En Çok Kendine Yalan Söylüyor

İnsan En Çok Kendine Yalan Söylüyor
İnsan En Çok Kendine Yalan Söylüyor

Herkes, hayatının bir noktasında mutlaka yalan söyler. Söylemeyen kişi var mıdır? Bence yoktur. İnsan en çok da kendine yalan söyler aslında. Başkalarına da söyler elbette ama kendi kendine söylediğin yalanlar, farklıdır. Çoğu zaman bunun farkında olmaz insan. Ki kendimize yalan söylemeden de yaşamamız pek mümkün değildir. Çünkü bizi mutlu edecek, inanmamızı sağlayacak şeylere ihtiyacımız vardır. Bir nevi üç maymunu oynamak gibidir.

Yaşanılan şeyler karşısında kendimize yalan söylemek, bir ihtiyaçtır. Sevilmeye, ilgiye, şefkate, merak edilmeye ne kadar ihtiyacımız varsa; kendimize inanmaya, olayları farklı bir şekilde değerlendirmeye ihtiyacımız vardır. Yoğun duygular, beraberinde yoğun baskıyı getirir ve insan yoğun baskı altında yalan söylemeye mahkum olan bir varlıktır. Peki siz, kendinize ne kadar yalan söylüyorsunuz? Hiç fark ettiniz mi?

Kendini Nelere İnandırıyorsun?

Kendi kendiniz ile yaptığınız konuşmalar, bir başkasıyla yaptığınız konuşmalardan daha önemlidir. Konuşurken kendinizle ne hissediyorsunuz? Ben ne zaman kendimle baş başa kalsam, Aşkın Nur Yengi’nin Karanfil şarkısını hatırlarım. Oradaki karanfil gibi hissederim.

“Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş
Ne oldu ümitlerine, bu ne keder bu ne iç çekiş
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül
Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz, çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle, ağlama ağlama gül biraz”

Ne zaman incinsem, susarak kandırırım kendimi. Ağladığımda, kendime daha fazla yalan söylediğimi fark ettim. Karanfil kadar hassas ve narin bir kalbe sahip olduğumu bilsem de, “Hayır ben oldukça güçlü biriyim” diyerek kendimi kandırdığımı anladım. Oysa güçsüz olmak ve bazı konularda güçsüz kalmak gerekiyor. Değil mi?

Küçük Mutluluklar İçin Yalan Söylüyorsun

Aslında tüm bu yalanların sebebi, küçük mutluluklara karşı duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Çünkü az öncede dediğim gibi, ihtiyacın var. İnanmaya, hayatında güzel şeyler olduğunu kanıtlamaya, kendini hala güçlü ve güzel hissetmeye ve daha nicesine. Tıpkı herkes de olduğu gibi…

Kendini gerçeklerle üzmek yerine, küçük mutluluklara sahip olmak daha kolay gelir her zaman. Gerçekleşmeyecek hayaller kurmak ya da “Yarın yaparım” diyerek ertelediğin şeylerde yarının hiç gelmemesi… Tüm bunlar birer kendini kandırma, aldatma yöntemi aslında.

Elektrik var olmasına rağmen güzel koksun diye mum yakmak gibi de düşünebiliriz. Mumu kokusu için yakarsın ama söndüreceğin zaman ki koku ağır gelir. Elektriğin var olduğunu bildiğin halde mum yakmak, kendini mutlu etmek içindir ama her güzelliğin bir sonu vardır.

Kendine söylediğin yalanlar, bir gün mutlaka yerini gerçeğe bırakacaktır. En iyisi, yalanlar yerini gerçeğe bırakmadan önce gerçekleri kabul edebilmektir. Hadi topla cesaretini ve kucaklaş gerçekler ile. Kendine yalan söylemekten vazgeç.

“Bırak hakikat incitsin seni, bir yalan avutacağına” – Kemal Sayar

Damla Kapıcıoğlu hakkında
damlakapiciogluu[@]gmail.com