Stres ile Başa Çıkmak Sizi İş Hayatında Nasıl Daha Güçlü Bir İnsan Yapar?

İş yaşamındaki personelleri ikiye ayırmak mümkündür. Bir tarafta kariyer hedeflerine ulaşacaklarına ve başarıyı elde edeceklerine inananlar vardır, diğer tarafta ise yaşanan her şeyin kendi başına geldiğine inananlar.

İlk bölümde yer alan personeller, kariyer yaşamlarında ne yaparlarsa yapsınlar, her şeyin onların elinde olduğunu ve kendileri çabalamadıkça bir şeyleri elde edemeyeceklerini bilirler. Başarının kaynağı olarak yalnızca kendilerini görürler. İkinci grup ise başlarına gelen şeyleri beklerler. Bir sihirli değneği, bir yardım eli ya da bir takım arkadaşın desteği… Bir şeyleri elde etmek için bir şey beklemekle hayatları geçer.

Yapılan bir araştırmaya göre ilk grupta yer alan insanlar, iş yaşamında “güçlü insanlar” kategorisindedir. Bu kategorideki insanlar daha fazla satış yapmak için yeni stratejiler geliştirir, müşterilere daha iyi hizmet vermek için kendilerini geliştirir, yeni iş tanımları bulur, uyum sağlamak için çabalar ve birçok alanda mesleki, teknik ve kişisel başarı, bilgi ya da donanım elde etmek için savaşırlar.

Fakat herkes gibi bu insanların da iş yaşamında zor zamanlar geçirdiği, yoğun stres yaşadığı, endişe ve kaygı içerisinde ellerinin terlediğini hissettiği, başarısız olduğu noktalar vardır ama güçlü insanlar, bu durumun üstesinden gelmeyi başarırlar. Stres ile başa çıkmak onları daha güçlü bir insan yapar. Üstelik bu şekilde yaparak, iş yaşamlarındaki tutkuyu arttırırlar. Peki stresle başa çıkmak için ne yaparlar?

Tıpkı sizin gibi, güçlü insanlar da zor zamanlar geldiğinde yoğun stres ve endişe duyuyorlar, ancak bu endişeyi farklı şekilde kullanıyorlar. Onlar, yaşamlarındaki sonuçlar üzerinde kontrol sahibi olduklarına inanmaya başladıklarından bu yana kaygıları acı yerine tutkuyu arttırıyor.

Kaygı Hissetmeden Hareket Olmaz

İş yaşamında güçlü bir insan olmak için gereken duygulardan biri de kaygıdır. Beyin, kaygı veya endişe hissetmediği müddetçe, harekete geçmek için herhangi bir gereklilik hissetmez. Kaygı ve endişe bilindiği üzere stresin de yapı taşlarıdır. Yani stres, başarı için belli bir düzeyde gereklidir. Güçlü bir insan olmak için işin püf noktası, stresi hissetmek ama bu hissi dengede tutmaktır.

Performans ve verimlilik de kaygıya bağlıdır. Stres ortamı içerisinde insan, yapılacak işlerini daha verimli bir şekilde planlar ve yönetir. Bu durum da beraberinde yüksek performansı getirir. Stres altında değilken, yönetmek ve planlamak için ya da verimli olmak için bir sebebiniz oluyor mu? Olmuyorsa, biraz ellerinizin terlemeye ihtiyacı var demektir.

Unutulmamalıdır ki her olumsuzluğun içinde bir pozitif yön vardır. Başka bir şekilde söylemek gerekirse olumsuzluğun içerisindeki pozitifi bulmak gerekir. Yani zihninizi, değişime ve güzelliğe odaklamalısınız. Olumsuzluğa odaklamanız, her şeyin daha da olumsuz bir halde gerçekleşmesine neden olur. Zihninizi değişime hazırlamak da pozitif alanı bulmanızı sağlar.

Sınırlandırmayın

Genel olarak insanlar kendilerini sınırlayarak yaşamlarını sürerler. “Benim yeteneğim bu”, “Benim uzmanlık alanım bu” ya da “Ben bu alanlarda huzurluyum”…

Oysa insan geliştirilebilen bir varlıktır ve sınırlar da daima aşılmak için vardır. Herhangi bir alanda kendinizi sınırlamanız, olumsuz olayların meydana gelmesini sağlar. “Ben bunu yapamam” ya da “Ben bu alanda başarılı değilim” demek, farkındalıklarınızı kısıtlar. Yaptığınız sınırlı ve kısıtlı hareketler de başarılı olmanızı önler.

Eğer stres ile mücadele etmek istiyorsanız, keşfedebileceğiniz kadar yol keşfetmeniz gerekir. Hangi alanda yetenekli hangi alanda başarılı olduğunu anlamak için öncelikle kendinizi özgür bırakmalısınız. Özgür bırakmadığınız takdirde, olumlu yanıtları tamamen unutmanız gerekir. Kimi zaman tüm gerçekler kontrol edilemeyen duygu ve hareketler de saklıdır. Sonuçta zamanındaki büyüklerimiz de “Su akar yolunu bulur” demiştir.