Dünya Nüfusu Tehlikeli Biçimde Artıyor! Azaltmak İçin Ne Yapılabilir?

Günümüzde dünya nüfusunun ortalama 7.5 milyar olduğu biliniyor. Ancak yapılan araştırmalara göre bu rakam her geçen gün artıyor. Hızlı bir nüfus artışının yaşanması kimi zaman olumlu yönleriyle değerlendirilirken kimi zaman olumsuz yönleriyle tartışılıyor. Ancak 2100 yılını değerlendiren uzmanlar nüfusun 11 milyarı geçmesini bekliyorlar. Dünya kaynaklarının sınırlı olduğu düşünüldüğü zaman nüfus artışının hızlı yaşanması çeşitli kavgaları ve çatışmaları beraberinde getirebilir. Öncesinde önlem almak ve nüfus artışını kontrol altına alarak azaltmak en mantıklı seçenek olacaktır. Peki nüfus artışı nasıl azaltılır? Ne yapılması gerekir?

Evrim teorisine kadar gidecek olursak insan ırkının en önemli amacı hayatta kalmak ve neslini devam ettirmek üzere üremektir. Bu durumda hızla artan dünya nüfusuna hak verebiliriz. Özellikle yapılan araştırmalarda yaşanan tehlikeli ya da üzücü olayların ardından insan nüfusunda gözle görülür bir artış yaşandığı tespit edilmiştir. Bu durum son derece şaşırtıcı olmasına rağmen insanların hayatta kalırken nesillerini devam ettirme isteğinin bir sonucu olarak değerlendirilir.

Vahim Olaylar Doğum Oranlarını Artırıyor

Tüm bu durumlara birkaç örnek vermek gerekirse ABD’de yaşanan 11 Eylül saldırılarının ardından birkaç ay sonra nüfus artış hızı yaşanmıştır. Aynı durum Türkiye’de de gerçekleşmiştir. 17 Ağustos depreminin ardından sadece 8 9 ay sonra bebek doğumlarında ciddi bir patlama meydana gelmiş. İnsanların ters psikoloji içerisinde yaşadıkları kötü olaylar karşısında üreme kaygısı bir kez daha gözler önüne seriliyor. İnsanın doğasına tekrar inecek olursak tehlike altında üreme dürtüsünün daha hızlı bir şekilde harekete geçtiğini söyleyebiliriz.

Tarihte bu durumun örnekleri çok fazla. İkinci dünya savaşının sona ermesinin ardından Avrupa ve ABD üzerinde 100 binden fazla çocuk dünyaya gelmiştir. Savaş travmaları sonrasında insanlar içgüdüsel olarak üremeye başlamışlar. Bununla birlikte yeniden normal üreme seviyesine dönmek neredeyse 20 yıl sürmüş.

Doğum Oranları Nasıl Azaltılabilir?

Günümüzde yapılan bilimsel araştırmalara göre en huzurlu ve konforlu yaşama sahip ülkelerin doğum oranlarının son derece düşük olduğu belirlenmiştir. Gelişmemiş ülkelerde ise yoksulluk ve açlık gibi çeşitli sorunlar olmasına rağmen doğum oranlarının yüksek olması dikkat çekiyor.

Ters psikoloji içerisinde üreme oranları artıyorsa uzmanların bu konuda çeşitli önerileri bulunuyor. İnsanların konforunu ve mutluluğunu artıracak çözümler üzerine yoğunlaşılması ve bu anlamda doğum oranlarını düşürebilir. Yapılan araştırmalarda yoksulluğun yüksek olduğu Afganistan’da bir bölgeye tam teşekküllü bir sağlık hizmetinin getirilmesinin ardından herhangi bir çabaya girmeden doğum oranlarının hızla düştüğü ortaya çıktı.

Bu araştırmalara göre uzun vadede doğum oranlarını azaltmak ve dünya nüfusunu kontrol altına almak için barış ve refah ortamını sağlamak, maddi ve manevi anlamda imkanları artırmak gerekiyor. İçgüdüsel olarak bu anlamda insanlar kendilerini tehlike altında görmedikleri için üreme arzusu bastırılabilir bir hal alacaktır. Böylece korkulan nüfus artışı ve bu artışa bağlı çeşitli çatışmalar engellenebilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*